Tatilim Geldi

19.02.2014

Bilirsiniz gezmeyi, tatili çok severim. Hatta ailecek çok severiz. Geçen sene sözde iki çocuk öncesi ekonomi yapalım demiş, tabi ki başaramamış ve yurtiçi ve yurtdışı 6-7 tur tatil yapmıştık. Bir kenara para biriktiremedik belki ama türlü türlü anılarımız oldu üç kişilik ailemizin. 

 

Bu sene için kara kara düşünüyordum geçen sene, yazmıştım bazı yazılarımda. Ekonomi derdiyle değil de iki çocukla nasıl yapacağız diye. Anneannemiz ya da bakıcımız olmadan nasıl başederiz ikisiyle? Bütün günü iki çocuk etrafında geçirerek ne kadar tatil yapar, bu tatilden ne anlarız? Bu tarz sorularla doluydu kafam. Ta ki iki çocuklu hayatı tecrübe edene kadar. 

 

Bu arada büyüüük bir parantez açmak istiyorum konuyu fazla dağıtmadan. Hani şu "iki çocuk arası ideal yaş farkı 3" diyen uzmanlar var ya, ben onların....  (* kendi kendime sansür koydum). Yok arkadaş, ideal fark 3 filan değil. Hatta bence 3 yaş, olabilecek en kötü fark. Tekrar tekrar söylüyorum tüm konuşmalarımda, şuanki aklım olsa hemen peşpeşe yapardım iki çocuğu. Tüp bebek olaylarına girip ikiz yapmak da iyi olabilirdi ama doğal şartlarla yapılacaksa da en iyisi 1 yaş fark. Zaten iki çocuğu büyütmek x2den fazla fiziksel güç gerektiriyor. Bir de büyük çocuk bilinci açılmış dönemdeyse zihinsel ve psikolojik savaş başlıyor. Bu yüzden büyük çocuk çok büyümeden peşpeşe yapmak en en en iyi çözüm bence. Anne baba için zorsa zor. Kardeşler de yakın yaşlarda iyi arkadaş olurlar. Bir diğer çözüm de birinci çocuğun 5+ yaşında ikinci çocuğu yapmak. Bu durumda büyük çocuğu sadece abla/abi değil aynı zamanda ikinci anne/baba yaparsınız ki bu da evde fazladan bir yardımcı demek. 2 yetişkin 2 çocuğa bakmak yerine bir anda 3 yetişkin 1 çocuğa bakıyor olursunuz. Bunun dezavantajı kardeşler arasındaki yaş farkının arkadaş iletişimine fırsat vermemesi. Ama her ikisi de bizim şuan yaşadığımızdan iyidir. Bazen "ahhhh ah" diyorum, "keşke Dafneyi tv ile büyütmüş olsaydık". Hem şimdi karşısına oturtup oyalamamız kolay olurdu, hem de başından beri tvye maruz kalan beyni bu kadar gelişemez, su peltesi kıvamındaki çocuklardan biri olması sayesinde kolay yönetilebilirdi. 

 

Neyse uzmanların yeterince kulağını çınlattıktan sonra konuya geri döneyim. Geçen üç ayda iki çocuklu hayatın epey zor taraflarını gördük, tattık. Dafnenin eve taşıdığı mikroplarla tekrar tekrar sınadık bünyelerimizi kutu kutu ilaç-iğne ile. Gece uykusu kalitesinin dibine vuran Dafneye bir de Selen katılınca yeni rekorlar kırdık uykusuz yapılabilecekler konusunda. Aynı anda biri fiziksel diğeri psikolojik ihtiyaç yüzünden ağlayan iki kızın aslında ne kadar yıpratıcı olabildiğini farkettik. Ve hepsini bir yana itip "ultra kriz anları" dışında bunların hepsiyle kendi kendimize başedebildiğimizi gördük. Hal böyle olunca "ya madem biz kendimiz idare edebiliyoruz, tatili de yine kendi kendimize yapalım, kafamızı dinleyelim" dedik. Ve geçen hafta dört kişilik ailemizin ilk tatil rezervasyonunu yaptırdık. Gemi ile Yunan Adaları turu. 

 

Bunu söyleyince "hadi canım hepiniz mi?" diyenlerin evet cevabı karşısında bir sonraki soruları da "Selen de mi yani?" oldu. Cevap da yine evetti. Diyorum ya biz kendimizi her geçen gün daha çok zorlamaktan zevk alıyoruz sanırım :) Ağustos'a kadar Selen çoktan ek gıdaya geçmiş ve hatta ağırlıklı beslenmesini yiyeceklerle yapıyor olacak. O zamana kadar hala emziriyor olur muyum göreceğiz. Ama akıllıca olanı Seleni annemlere bırakıp Dafneyle çıkmak olur tatile. Gel gör ki aile işlerinde akılcı değil daha duygusal davranıyoruz. Çok küçük olsa da, tatilden belki de hiçbir şey anlayamayacak olsa da Dafneden ayırt edemiyoruz onu da. 

 

Şimdiden biliyorum ki tatilden gittiğimizden daha yorgun döneceğiz. Dafne artık pek çok şeyi sorunsuz yiyor olsa da yerleşik ev ortamında Selen için yemek hazırlamanın kolaylığını bir kenara itiyor olacağız. Hiç tecrübe etmediğimiz bir tatili üstelik iki çocukla yaşıyor olacağız. (*Fasa giderken de benzerini söylemiştim, çok şükür kötü hiçbir şey yaşamadık). Belki düzgün tek bir tane fotoğrafımız bile olmayacak fakat yine biliyorum ki döndüğümüzde yanımızda çok güzel anılar kalmış olacak. 

 

Her an bir yerlere kaçıp gitme dürtüm hiç geçmiyor biliyorsunuz. Şimdi Ağustos tatilini iple çekerken ondan önce de hazır izinliyken kızları alıp annemlerin yazlığına mı kaçsam diyorum :) 

 

Diyorum ya, tatilim geldi :)

Güncellemeler için

designed by

BurcuBilir

  • Black Facebook Icon
  • Black Pinterest Icon
  • Black Instagram Icon