Sip&See

29.12.2013

Geçen hafta yaptık kutlamamızı. Çocuklu hayatın en bariz örneğini sergiledik. Hiçbir şey planlandığı gibi olmadı. :)

 

Partinin teması Mor Ay idi. Selen ay tanrıçası demek. Ayın en büyülü hâli de sabaha karşı olan mor tonları. Böyle olunca Selenin isminin karar verilişinden beri(*benim hamileliğimin 4-5. Ayında yani) her şey mor dönüyordu etrafımda. Mor ay resimleriyle süslemedik tabi her yeri. Temel tasarım dersinde öğrendiğimiz gibi gördüğünüzle göremediğinizin birlikteliğiyle çıkardı konsept, gözüne sokarak değil :) 

 

Daha önceden evde hazırladığım süsleri de alıp 3saat öncesinde tuttum lokalin yolunu. Seleni emzirdim, Dafnenin öğle yemeğini de Ardayla birlikte yaptırmak üzere anneme devrettim. Mekanda masa düzeni ve süslemeyi hazırlamışlardı gittiğimde. Ama fabrika kapısından geçince, bastırdığım tasarımcı fırladı içimden :) Düzenlemelere biraz el attım. İşim bitince mekan bu haldeydi;

Güncellemeler için

Fotoların orjinal hallerine ulaşamadığım için görüntü kalitesi çok düşük, üzgünüm..

Gel gör ki bizim parti temasını "hastalık" yapsak daha iyi olacakmış. Akrabalardan arkadaşlara pek çok kişi hasta olduğu için katılamadı. Katılanların da çoğu hastaydı. Ve en kötüsü de Dafne kuzumun o akşam hastalanması oldu. Partiye enerjik başladı, koştu dans etti. Arda abisi yanında olduğu için o gün sabahtan başladılar kudurmaya. Tabi öğle uykusu hak getire ;) Sınıf arkadaşları da gelince iyice kontrolsüz güç moduna geçti. 2saat sonra enerjisi bitmiş, vücudu uykusuzluğa yenik düşmüş, hastalıkla mücadeleye başlamıştı. 

 

Sanki yeni bebek kendisiymiş gibi kucağımdan inmedi uzun süre. Pek çok resimde Selenin değil de Dafnenin kucağımda olmasının sebebi buydu :) Ateşi henüz yoktu ama çıkacağı belliydi omzumdan kalkmayan kafasından. Yapışık gezdiğimiz anlardan birinde bir anda kusarak kendini ve beni baştan aşağı yıkadı!! Onun yedek giysileri vardı tabi ve hemen değişti. Ben de akşamın kalanını elbisemdeki kusmuk lekeleri ve üzerimdeki kusmuk kokusuyla geçirdim. :(

 

Bazı davetlilerimiz yeni geldiği için eve de dönemedik. Dafneye koltuklardan bir yatak yaptık. Sünnet çocuğu gibi yatakta geçirdi kalan zamanı. Babası ve dedesi de sünnet babaları oldular :)

 

2 saat uyuyan Selen de uyandı bu arada ve ben salonun bir köşesinde boynumda emzirme önlüğümle uzaktan izledim misafirlerimizi. Anneler gelebildi yanıma bu sırada ama babalar çekindiği için yaklaşmadı. Bazı arkadaşlarımızla günün fotosu çektiremeyişimiz bu yüzden. Daha sonra başka bir etkinlikte telafi ederiz inşallah :)

 

Bu arada ben bunları gecenin 3ünde yazarken elma çayı hazırlayıp bana eşlik eden eşime sevgiler :)

 

Sütünü içen Selen kuzusu da gazlarla ağlamaya başlayınca mekan tam şenlik kıvamına girdi. Kucağımda minişle fonda çalan şarkılara ayak uydurduk. Herkes gittikten sonra ailesi fotosuna da çektirip evimize döndük. 

 

O gece Dafne 40dereceye kadar ateşlendi. Rutin ateş düşürme eylemleri yapıldı. Selenin de süt turlarıyla birlikte gecemiz oldukça hareketli geçti. Pazar ve pazartesiyi Dafne için alarm modunda geçirdik. Okula göndermedik tabi. Haftasonu benim için bir gün daha uzamış oldu. Farkettim ki eskiden haftaiçi haftasonundan daha yorucuydu. Çalışan anne için pazara-markete gitme, topluca yemekleri hazırlama haftasonu yapılan aktivitelerdi. Ama şimdi iki çocukla o kadar yoğun geçiyor ki zaman, tüm ihtiyaç işlerini hafta içi yapıyorum. Mesela artık pazara Perşembe günleri gidiyorum ve haftasonu için 2-3kap yemeği cuma günü hazırlıyorum. Ters düz ettim yani hayatı :)

 

Haftasonunun yorucu temposundan sonra her pazartesi sabahı Canı işe, Dafneyi okula gönderdikten sonra evde sakince kahvaltımı yaparken yaşasın Pazartesi diyorum. Ve ne tuhaftır ki her cuma akşamı iple çekiyorum haftasonunu. Yorucu olduğunu bilsem de iyi geliyor ailecek olmak. Dafnede yapmadık ama acaba Seleni tvye alıştırsak mı diye geçiriyorum aklımdan çok yorulduğum anlarda. Televizyonu açar salardık çocukları önüne,hayat daha kolay olurdu. Sonra çocuklarıma olan sevgim ağır geliyor, varsın 2-3 sene uykusuz geçsin diyorum. 

 

Partiye katılan herkesin kızlarım için iyi dileklerini yazacakları bir pano hazırlamıştım. Minik balon kağıtlara yazıp yapıştıracaktık. Ve de gelen herkese küçük lavanta keseleri verecektim. Bunlar tam çıkış kapısının önünde durmasına rağmen Dafnenin elimi ayağımı bağlamasıyla hepsini unuttum. Çocuk her şeyin önüne geçiyor :)

 

İşte bizim partimizden kalanlar bunlar. Paylaştığım fotolara buradan ulaşabilirsiniz. İkinci çocukla birlikte tek tek eve misafir kabul etme dönemini bitirerek, her ziyarete gelenle hem Selen için mikrop taşıma hem de Dafne için paylaşım anksiyetesi yaşama risklerini kapattığıma çok memnunum. İnsan her çocukla yeni bir şey öğreniyor işte. (*bizdeki çocuk imalatı bitmiştir,  bilginize :)) 

 

Zaman, sağlık, mesafe şartlarını zorlayarak yanımızda olan, bu günü bizim için daha anlamlı kılan tüm sevdiklerimize tekrar teşekkür ederim, iyi ki varsınız...

designed by

BurcuBilir

  • Black Facebook Icon
  • Black Pinterest Icon
  • Black Instagram Icon