Her yer değişir de mutfak değişmez mi? Benim evde uyku hariç, en çok zaman geçirdiğim yer mutfak sanırım.

Selen'in de bizimle aynı şeyleri yer-içer duruma gelmesiyle birlikte mutfak hareketleri daha da arttı.

Dondurucular(-lar diyorum, iki dondurucu olan kaç ev var artık:) ) organik sebze-meyvelerle doldu taştı.

El emeği yiyecekler dolaplara stoklandı. Bu kadar çok ve keyif alarak kullanılan bir yerin daha da

özelleştirilmesi olağan tabi.

 

Aylar önce bir foto paylaşmıştım instagramda.

İşte bu fotoyla başladı mutfak değişim serüveni. Çuha kumaşı ham ketenin dokusuyla mutfağa en yakıştırdığım kumaşlardan biri. Mutfağımız madem her şeyin doğalını sunuyor, kendi malzemeleri de doğal olmalı değil mi :)

 

Mutfak fikirlerimin gelişimi pek hızlı olamadı ama. Çuha, kesimi ve dikimi pek kolay bir kumaş değil. Tel atmaması için aradan iplik çekme yöntemiyle kesilmesi ve kenarlarının baskı yapılması gerekiyor. Bende de overlok makinesi olmadığına göre baskı yapmak el işine kaldı. Elimde iğne-iplik çocuklar ortalarda koşarken yapamayacağım için(ki Can'ın yoğun çalışma temposu yüzünden çoğu akşam iki çocukla tek başıma olduğumu hatırlatmama gerek yok herhalde) onların yatışından sonra hala elimi kaldıracak halim olursa yapabildim. Her gün kendime ayırdığım 1 saatlik kitap okuma zamanını bazı günler dikişle paylaşmak zorunda kaldım.

 

Güncellemeler için

Yeni düzenlemeyle birlikte onlara da yeni bir yer buldum. Böylece hem çocukların sürekli alıp oynamalarından kurtuldular(pek çoğu bu şekilde kırıldı gitti), hem de o cepheye direkt güneş ışığı geldiği için renklerinin zamanla solması önlendi.

Mutfak için düşündüğüm konsept neydi?

Rustik İngiliz stili yapmaya çalıştım. Ham keten ile bej-mocha-pudra pembesini birleştirip romantik rustik tarzı yarattım :) Bej rengi yemek masası takımı, keten perdeler-masa örtüsü, bej rengi yiyecek etiketleri ve pembe servis elemanları.

 

Yaptığım değişimler içinde tek şey içime sinmedi; yemek masası seti. Çok beğenerek aldım ama kullanımı bir türlü rahat olmadı. İlk başta Can karşı çıktı her zamanki gibi. Cam yemek masası fikrini baştanberi çürütmeye çalıştı. Çocuklar çarpar kırarlar diyerek. Temperlenmiş camı kırmaları için balyozla girişmeleri lazım bizim kızların :) Kendi kafalarını yarmadıkları sürece sorun yok :P Bir tarafında puf, diğerinde koltuk, baş tarafta da tek bir sandalye vardı oluşturduğum sette. Gel gör ki koltuk çok iri gelmeye başladı zamanla, pufa da Dafne oturmak istemedi. Böyle olunca pufu önce salona aldık, sonra da kullanacak başka birine verdik. Koltuk ise sırf bir kenarda beklesin diye camın önünde duruyor bu aralar. Onun da gidişi yakındır :( Salon masasını beyaz yeni setle değiştirmeyi düşünüyordum. Bu gidişle salon takımı mutfağa, mutfak takımı da yine başka birine gidecek. Özetle henüz masa ve oturma grubuyla ilgili sıkıntımız çözülmüş değil. Gelelim diğer öğelere;

 

Buzdolabımızın üstü magnet doluydu. Eş-dost yakınların da getirdikleri var ama kimse kusura bakmıyor artık alıştılar, buraya sadece kendi gezdiğimiz yerlerin hatıralarını asıyoruz. Onlar bile buzluk kapağından taşar oldular.

Bu yazıyı hazırlamaya başlamamın üzerinden yaklaşık 5 hafta geçti. Önce çektiğim resimler güzel değildi, yeni resimleri bekledim. Sonra arada içerikle ilgili değişiklikler oldu. Ama artık kararlıyım bu hafta yayınlayacağım.

 

Hızlıca bir göz attım da yazıya, tabi ki bu arada yine bir şeyler değişmiş. Mesela masa takımına ait koltuk camın önünde duruyordu ama havaların ısınması ve artık pencerenin açılması ile tehlikeli bir hale geldi. Zira çocuklar üzerine çıkıp sinekliğe abanabilirler. Allah korusun hooop aşağı sonra. Bütün gün işteyken aklım orada kalacağına koltuğu yine ait olduğu yere, masanın etrafına aldım. Son fotolarla birlikte yazıyı güncellemiş oldum böylece :) 

Köpük panelleri çuha ile kapladım. Buzluğun üstünde daha önceden asılı duran resimleri indirdim. Evin her yeri zaten çocukların resimleriyle dolup taşar oldu :) Bu köşenin bir tarafına yurt içi gezilerle, diğer tarafa da yurt dışı gezilerle ilgili olan magnetleri silikon tabancası ile yapıştırdım. Daha da epey boş yer var. Gezilecek yeni rotalara açık :)

Aldığım kumaşın büyük kısmını perdelere kullandım. Masa üzerine süs bir örtü, peçeteliğin kaplanması da yapılınca tahminimden az kumaşım kaldı. Aklımda bu kumaşla yapılmış hem benim hem de kızlarım için mutfak önlükleri ve boneler vardı. Kumaş ve zaman yetersizliği nedeniyle şimdilik askıya aldım o projeyi. Yapınca onları da paylaşırım.

 

Buzdolabındaki ve mutfak dolaplarındaki yiyecek kavanozlarımın hem aynı dili konuşabilmeleri, hem de içindeki gıda maddelerinin kolay tanımlı hale gelebilmesi için etiketler hazırladım mocha zeminli. Kavanozun büyüklüğüne göre etiketin ve yazının boyutu da değişince her şey uyumlu oldu mutfağımda.

Geçen sene aldığım romantik pembe servis aksesuarları da eklendi bu seriye küçük rütuşlarla. 

 

Bu hafta yaptığım bir yenilik de Dafne için aldığım çocuk sandalyesi oldu. Selenin bizimle yemeğe başladığı andan beri farkındayım ki Dafne için için kendine ait bir sandalye olmamasını problem ediyor. Şimdi tam onun boyuna uygun sandalyesinde hem rahat hem keyifli. Tek sıkıntı benim yemek masası setim daha da dağıldı :)

Bakalım daha neler olacak..

Mutfakta Neler Oluyor?

29.04.2015

designed by

BurcuBilir

  • Black Facebook Icon
  • Black Pinterest Icon
  • Black Instagram Icon