Merhaba Dünyalı, Biz Dostuz!

19.02.2014

Bu aralar ciddi ciddi bu dünyanın dışından olduğumuzu düşünmeye başladım. Tasarımcı bir kadınla fizikçi bir adamım evliliği zaten deli-dahi sınırında gidip geldiği için kendimizi tuhaf hissederdik epeydir, ama bu durum gün geçtikçe artmaya başladı. "Eşler birbirine benzer" derler, 7 sene oldu evleneli, doğruymuş diyorum. Farklı yönlerin birbirini çekmesiyle başlasa da aşk, ortak temellerin çokluğu sayesinde ayakta kalıyor sevgi. Yıllar içinde bu temeller artıyorsa aynı dili konuşabilen, uyumlu davranış sergileyen, hayatı ortak yaşayan çiftler çıkıyor. Birbirinin temellerini yıkmaya çalışan, her geçen gün birbirine yabancılaşan çiftler ise ya çatırdayıp ayrılıyor, ya da bazı mecbur sebeplerden (çocuk, geçim sıkıntısı, durumu farkedemeyecek kadar kör olmak vs.)birbirine katlanıyor. Biz çok şükür ilk gruba girdik. Birbirimizin farklı yönlerini törpülemedik ama destek olduk o temeller yıkılmasın diye. Ve pek çok konuda da birbirimize benzedik.

Ve biz birbirimize benzedikçe, etraftan daha da farklı gözükür olduk. Hani liseli kızlar aralarında bir şeyler kaynatır da, topluluğun içinde birbirlerine bakıp koparlar ya, biz de böyle kopar olduk insanların arasında. "Günümüz Türkiye'si" bize tuhaf geldi, biz de ona.

Televizyona bağımlı yaşamayı hiç anlayamadık zaten ama bir de belli programların hastaları yok mu, hiç çözemedik neden. Survivorda kim elenmiş, Muhteşem Yüzyılda kim ölmüş bilemediğimizden, dışında kaldık bu sohbetlerin. Onlar konuştu biz dinledik. 350 ekran televizyonlarının bir hoplayıp zıplamadıkları kalmışken, bizim Tofaş'ın hediyesi televizyon komik geldi onlara.

Evini, arabasını, giydiğini yükseltti de yükseltti onlar. Belki kendi konfor duymadı ama güzel görsündü konu-komşu.

Biz dünyayı gezdik, gezdiklerimizi anlattık. Onlar tatillerini 7yıldızlı otellerin plajlarında geçirdiklerinden bronz tenleriydi tek anlattıkları. Tek çocuklu ve iki çocuklu hayatın durakları belliydi bizim için. Katılamadık onların gece alemlerine, piyasalarına.

Haftasonu AVMlerdeki kalabalık bize gerilim filmlerindeki zombieleri çağrıştırdı. Oysa herkes pek sever oldu iç içe yaşamayı. Biz daha insanlar uyanmadan alışverişimizi bitirip dönerken, onlar evde biraz daha oyalanıp yoğun saati beklediler kalabalığa karışmak için. Bilerek ve isteyerek.

Herkes aynı müziği dinler, herkes aynı şeyleri giyer oldu. Moda sanıp klonladı herkes birbirini. Bestseller kitap neyse, herkesin elinde o vardı. Kitabın türü önemli değildi okuyan için, herkes okuyordu ya.

Çizilen çizgide giden onlar oldu ama onlara benzemiyoruz diye köşeye sıkışan biz. 10 kişiden 9u ne dediyse oydu doğru artık. Herkes bu kadar koyun olmuşken kandıranı da çıktı dolandıranı da. Hala da devam ederler kandırmaya. Nasıl etmesinler ki? Kendi kendine düşünebilen ya da en basitinden düşünebilen, soran, araştıran nesil eridi tükendi.

Biz de bu dünyanın dışında kaldık...

Güncellemeler için

designed by

BurcuBilir

  • Black Facebook Icon
  • Black Pinterest Icon
  • Black Instagram Icon