Dafnenin Günü

17.01.2014

Geçen haftaki zorunlu tatilden sonra bu hafta da bir günü Dafneye ayırdım. Sabah çocuk gelişim uzmanı Ayşegül Hanımla randevumuz vardı. Öğleden sonra da doktoru Serpil Hanımla. Gün bölük pörçük olmasın diye okula yollamadım yine ve okulu asışlarımıza bir yenisi eklenmiş oldu. 

 

Daha önce Ayşegül hnmla olan görüşmemizden bahsetmiştim. Bu seferki görüşmenin 3 temel konusu vardı; tuvalet eğitimi, okul ve kardeş. 

 

Bezi bırakalı, gece-gündüz tuvaleti kullanmaya başlayalı çok oldu. Çok şükür anlatıldığı kadar zorlanmamıştık o dönemde. Ayşegül hn şimdi bu eğitimin kişiliğe yansımasını inceledi. Bazı insanların el yıkama takıntıları olur, bazılarının da tuvalet yapma sorunu. (*mesela ben hala gün boyu dışarıda tuvaleti kullanamam). Neyse ki Dafnede kalıcı bir iz bırakmamış bezden tuvalete geçiş. 

 

Okula adaptasyon tam da söylendiği gibi 3 hafta sürmüştü. Bu süre boyunca çok ağlamış, bana her sabah "acaba yanlış bir şey mi yapıyorum" endişesi yaratmıştı ama sonra birden kesilmişti. (*arada yaşadığımız ufak ağlamaları saymıyorum). Yaptıkları görüşme sonrası okuldan çok keyif aldığını, o okuldayken bizim ne yaptığımızla ilgili kaygı duymadığını söyledi Ayşegül hn. (*görüşmenin bir kısmında beni bekleme odasına aldılar. Bana yemek hazırlama bahanesi ile oyun terapisi aracılığıyla inceleme yapmış). En iyi arkadaşının Derin olduğundan tutun da, öğrendikleri şarkılara kadar anlatmış. 

 

En önemli konu kardeş olgusuydu benim için. Evde şiddet içerikli herhangi bir davranış sergilemeyen, kardeşine her an sevgi gösterisi yapan Dafne bende tam tersine endişe yaratıyordu 3 yaşında bir çocuk bu kadar olgun davranamaz, acaba içine mi atıyor diye. Okuldaki rehber öğretmeninden istediğim düzeyde dönüş alamamıştım bununla ilgili. Çocuklar bilmediği ve merak ettikleri şeylerle ilgili endişe oluşturur ve bu endişe yüzünden davranış değişiklikleri gösterirlermiş. Ayşegül hanımın gözlemi ise şunlar olmuş;

- Dafne nasıl doğuracağımı merak ediyormuş ve öğrenince rahatlamış. (*hastaneye geldiğinde bana sorduğu ilk şey karnımı makasla kesip mi bebeği çıkardıklarıydı. Ben de "hayır tuvaletini yaparken nasıl ıkınıyorsun, ben de öyle yapıp fırt diye çıkarttım Seleni" demiştim)

- Selen nasıl bir şeye benzeyecek diye merakı varmış. Gördükten sonra rahatlamış. 

- Selen geldikten sonra biz onu hala sevecek miyiz diye merakı varmış. Annenin-babanın hiç değişmediğini, hatta artık daha çok hediye aldıklarını görünce rahatlamış. 

- Dafne benimle tensel temastan çok keyif alıyormuş. Sarılmak, öpmek, el ele tutuşmak ve kucağa alınmak gibi şeyleri benimle yaparken duyduğu keyfi Selen de duyuyor mu merak ediyormuş. Seleni kucağıma aldığımda ya da emzirdiğimde Dafnenin de bunu istemesinin sebebi temelde buymuş. 

Özetle olması gerektiği gibi merak oluşmuş ve sonrasında kendi gözlemleri ile cevaplarını bulduğu için hırçınlığa dönüşmüyormuş. Çok şükür benim düşündüğüm gibi içine atma durumu yokmuş. Hatta Ayşegül hn Dafnenin duygu ve düşüncelerini anlatmada çok başarılı olduğunu belirtti. Psikososyal yanı çok gelişmiş Dafnenin. İletişim odaklı bir çocukmuş. Akademik yatkınlığı da oluştuktan sonra ilgi alanını öğrenebileceğimizi söyledi. 

 

Genel bir kaç ipucu da alarak çıktık ofisinden.  Bu arada ofisleri Ertuğrulkente taşınmış. Seleni anneme bırakıp gitmek daha kolay oldu :)

 

Sonrasında çocuk doktorumuzda kontrolü vardı Dafnenin. 3 hafta önceki hastalığından beri geceleri ara ara öksürüyordu. Son hafta ise azalacağına iyice arttı ve her gece 1-2 saat boyunca öksürmeye ve peşinden kusmaya başladı.  Serpil hn kulak, burun, boğaz, ciğer ve herhangi başka bir yerinde bir sorun olmadığını söyledi. Hatta "şuanki muayenem sonrası gece öksürüyor olduğuna inanmam çok zor" dedi. Alerji kaynaklı olduğunu söyleyerek şuruba başlattı. Zyrtec. 1 hafta sonra kontrol edeceğiz. 

 

Tam da burada kalmış ki yazım, yaşadığımız durum yön değiştirdi. Bu yazıya salı gecesi başlamıştım. Şuan cuma öğlen. Dafne her hafta olduğu gibi spor dersinin olduğu Perşembe gününün akşamı ateşlendi. Ya öğretmeniyle konuşmam ya da Perşembe günleri göndermemden gerekiyor. Öksürüğün üstüne ateş de eklendiği için bugün antibiyotiğe başlıyorum.

 

 

Çarşamba gecesini Selenin ateşlenmesi ile geçirmiştik. 2 ay kontrolünde olduğu 3 tane aşı yüzünden geceyi ateşli geçirerek bizi ayağa dikmişti. Arada Dafnenin de öksürükleri ile gece oldukça hareketliydi. Dün de Dafne ateşlenince çok şükür bir diğer geceyi de olağanüstü halde geçirdik. Yeni yıla ben ateşli girmiştim ve herhalde tüm sene ateşli geçecek demiştim. Şimdi hiç şaşırmıyorum bu yüzden. 

 

Allah beterinden saklasın tabi ama çocukların hastalığı çok etkiliyor insanı. Hem gece gündüz çabalayıp duruyorsun hem de huyu değişen çocuğa sabır gösteriyorsun. Küçük bebeğin de eklendiği yeni hayatımızda zaten pek uyuyamıyorduk. Şimdi bir de hastalıklar eklenince sınırlarımızı epey zorlar olduk. Sadece fiziksel değil psikolojik olarak da bittiğimi hissediyorum bir süredir. Bitse artık şu hastalıklar. Bahar-yaz gelse. Çocukları alıp kıra bayıra salsak kendimizi. Ya da güzel bir deniz kenarında tatil yapsak. Çok şey mi istiyorum?:) 

designed by

BurcuBilir

  • Black Facebook Icon
  • Black Pinterest Icon
  • Black Instagram Icon