Yoğun Bakım Ünitesi

27.01.2014

Sip&See'de Dafneyi yakalayan virüs sonrasında bütün aileyi gezmiş ve her birimizi antibiyotiklik olana kadar bırakmamıştı. Ben seneler sonra ateşle tanışmıştım ve yeni yıla 39küsürlerde ateşle girmiştim. Bütün yılı ateşli bir kadın olarak geçirmeyi dileyerek şaka yapmış, hastalıklardan fazlasıyla bunalmıştım. 

 

Meğer benim şakam doğru anlaşılmamış yukarıdan :) 2 hafta içinde Dafne tekrar ateşlendi. Sınıftaki virüs bütün çocukları ve ailelerini tekrar tekrar gezerken biz hiç geri kalır mıyız? En misafirperver halimizle aldık hastalığı evimize. 

 

Bu sefer daha da ağır geldi üstelik. Bu yüzden hastalığın ikinci gününde topladık tası tarağı annemin yolunu tuttuk yine. Annem bizim ailenin "yoğun bakım ünitesi" olmuştu artık. Tası tarağı derken de ciddiyim. Selen henüz normal banyoda yıkanmadığı için küvet, maşrapa, kova toplandık gittik. 

 

Annemle konuşup Canla telefonda karar aldıktan sonraki 35.dakikada kapıdaydık. Bir el çantası alıp çıkmaktan da bahsetmiyorum. İşe gidecek Can için her güne ayrı pantolon-gömlek-çamaşır. Dafne ve Selen için içeride ve dışarıda giymeye uygun günlük 3er set giysi. Herkes için hijyenik malzemeler. Çocukların ilaçları, nebülizatör, şampuan, losyon, bez, alt açma minderleri, ıslak mendiller. Uzun süre annemde kalınca bozulacak olan buzdolabındaki tüm yiyecekler. Kendime bir kot ve birkaç tshirtü de sıkıştırınca hazır oldu eşyalar. Gamzenin şaşkın bakışları arasında 7-8 parçalık yükümüzle yeni bir hazırlanma rekoruna imza atmış olduk. 

 

İyi ki de gitmişiz anneme, Dafnenin ateşi 40.1e kadar çıktı ki ben havale geçirecek diye çok korktum. Günlerce düşmedi ateş. Öksürükle birlikte hep kusma geldi peşinden ve çocuğum günlerce boş mideyle gezdi resmen. Ateş ve mide bulantısı yüzünden zaten 3-5 kaşık zorla yedi. Onları da her öksürük krizi sonrası çıkardı. 

 

Doktorunun yazdığı ikili antibiyotik tedavisi yarı yolda kaldı. "Macrol" denilen iğrenç ötesi şurup yüzünden Dafne tüm şuruplara tepki göstermeye, en sevdiği çilekli şurup olan Calpolü bile kusup çıkarmaya başladı. 3tur boyunca ilaç içirme mücadelesi verdim. Kiminde zorla ağzına tıktık şurubu, kiminde birşeylere karıştırdık. Ama ne yaparsak yapalım her seferinde kustu. Üstelik ateşi 40iken. 

 

Bir yandan da gökkuşağı annelerinden son haberleri alıyordum ki, bir sabah sınıfta 3kişi vardı. Herkesin çocuğu hastaydı ve herkes türlü türlü tedavi uyguluyordu. 3senedir kullandığımız nebülizatör de işe yaramaz olmuştu ve Dafnede akciğer enfeksiyonu görülüyordu. Korka çekine ciğer filmi çektirdik. Çok şükür çok ileri değildi ama antibiyotik alınması gerekiyordu. Sınıf arkadaşı da akciğer enfeksiyonu geçiriyordu ve annesi şurup içiremediğini söyleyip iğne istemişti doktorundan. Ertesi sabah ilk işim doktoruna gidip iğne yazdırmak oldu. Ve daha ilk iğnenin akşamında ateşi düştü. Sonraki her geçen gün daha da toparladı. Kusmayla sonuçlanan öksürük krizleri bitti. Daha düzgün uyku ve yemek saatleri başlayınca psikolojik olarak da epey rahatladık. 

 

Tabi bu sırada hastalık yine bana bulaştı. Ateşimin çıkmaya başladığı akşam önceki sefer kullandığım antibiyotiğe başladım. Böylece daha hızlı atlattım. Can antibiyotik kullanmadı ve hala mücadele ediyor. En kötüsü de Selene yine bulaşmış olması. Hem de bu sefer daha ileri seviyede. Önceki hastalıkta benim içtiğim antibiyotik sütten geçerek onu de tedavi etmişti ama bu sefer yeterli olmadı. Henüz 2,5 aylıkken antibiyotikler ve nebülizatörle tanışmış oldu. 

 

Bunları yazmaya başlayışım üzerinden 3-4 gün geçti. Hastalıkların hafiflemesi ile yazıyı da bitirebileceğim çok şükür. Dafnenin ateşi düştü, kusma bitti, öksürük çok hafif devam ediyor her gün azalarak. Benim derinden bir öksürük dışında şikayetim kalmadı. Selen de şurubuna ve havasına devam ediyor ama çok şükür kötüye değil iyiye gidiyor durumu. 

 

Tüm bu hafta boyunca bize yoğun bakım hizmeti veren anneme teşekkür ederim. Acil durumun gelmesiyle birlikte evimize döndük. :)

designed by

BurcuBilir

  • Black Facebook Icon
  • Black Pinterest Icon
  • Black Instagram Icon