Hızlı Özet

19.12.2013

Ne çok zaman geçti son yazımın üstünden. Ve ne çok olay. Şimdi geriye dönüp bakınca neyi anlatsam diyorum. Fırsat olmuyor gerçekten yazmaya. Gün içinde hep bir koşuşturma. Bu duruma şöyle bir çözüm buldum; gece emzirme sırasında PSPden film izliyordum ya da oyun oynuyordum. Onun yerine yazmaya karar verdim. Tabi tek elle yazdığım için biraz yavaş oluyor ama nasılsa gece boyu çoook zamanım var. Bakalım ne kadar zamanda biter bu yazı. Şuan 17 Aralık Saat:3.15

 

 

 

Pazar sabahlarını Dafnenin yeni sosyal grubu kitap dinletisine ayırır olduk. Bu aralar Dafne çok az kitap okuyor. Başka çocukların yeni yeni kitapla tanıştığı zamanda benim çocuğum resmen doydu kitaba. Ama kitabın onun için dönemsel bir heves olmasını istemiyorum. Kitabın pabucunun dama atılmasında Ipadin çok etkisi var maalesef. İngilizce kitapları burdan takip ediyor diye seviniyorduk. Zira basılmış kaç tane güzel İngilizce kitap var? Bu şekilde hem içeriği güzel, hem ucuz bir sürü kitaba hızlıca ulaşabiliyorduk. Ama gördük ki Ipad kullanımı kitabın önüne geçti. Masal kitabının sesi, efektleri daha çok ilgisini çeker oldu. Gören büyüklerin bile ilgisini çektiğini düşünürsek normal aslında. Tabi hala televizyon izlemememizin/izletmememizin de etkisi var. Düz kitaptan daha ilgi çekici geliyor bu yüzden. Peki şimdi napıyoruz? Bu aralar olağanüstü hal ilan ettik. Ipadi sadece haftasonuna serbest kıldık. Hafta içi okula gitmeden önce oyun oynama yerine kitap okumayı tekrar gündeme aldık. (*Okula ağlayarak gittiği dönemde uygulamıştık bunu. Sabah oyun oynamaya dalınca okula gitmek keyifsiz geliyordu. Daha geç uyansa bu çözüme gerek kalmayabilirdi o da ayrı bir hikaye :) ) 

 

Saat 10:05. Arada hep uyudum da yazamadım demek isterdim ama gerçeği şu, arada hep uyanıktım ama ancak fırsat oldu yazmaya. Sabah kalkınca Daf yine "Ipadden masal dinliycem"dedi. Ben de "cumartesiye kadar iPad yok" dedim. Sonra o yine şansını deneyip "PSPden müzik dinliycem" dedi. Ona da izin vermedim. Selenin beslenme saati bitince aldım Dafı yanıma okul saatine kadar kitap okuduk. 4 masala denk geldi bu süre :) Çalışmalarım böyle devam edecek. 

 

Gökkuşağı anneleri tam gaz devam ediyor aktivitelere. Her hafta düzenli birinde buluşmaya başladık. Kar tatili olan gün sitenin içinde buluşup hep birlikte kar oynadık. Sonrasında gruptan biri çocuklar üşüdüğü için sahlep içmeye çağırdı hepimizi. Sahleple başlayan ziyaret bir anda gecikmeli bruncha dönüştü. Ben Seleni uyurken bırakıp çıkmıştım. Sohbet o kadar güzeldi ki arada Seleni de alıp geldim o kar yağışında :) Dafne zaten gezenti bir çocuktu, şimdi Selen de doğumundan beri bize uyar oldu. Kimileri laf ediyor 40ı çıkmadan çıkarmasaydın sokağa diye. Hatta benim için de aynı şeyi söyleyenler oldu, lohusalar kırkı çıkmadan dışarı çıkmazmış. Sağlık-hijyen şartları nedeniyle deniliyorsa merak etmeyin herkesten çok dikkat ediyorum. Nazar değecek diye söyleyenlere diyorum ki herkese kendi enerjileri dönsün :)

 

Geçen hafta bir akşam da şarap partisi vardı. Ben tabi içemedim ama ortamın güzelliği yetti neşelenmeye. Çocuklar birbirlerine çok alıştıkları için uykuları gelene dek olaysız oynuyorlar. Uyku saatinde mızırdanmalar başlıyor :) 

 

Bu cumartesi Selenin 40ında Sip&See partimiz var. Biraz heyecanlıyım. Daha önce kalabalık sayıda böyle bir organizasyon yapmadım hiç. Gündüz Seleni bırakıp gidemediğim, akşam da hem Dafne hem Selenle çıktığımızda hareket kısıtı yaşadığım için herşeyi tam düşündüğüm gibi ayarlayamadım aslında. Obsesif yanım ilk kez "aman bu da böyle olsun madem" dedi hazırlıklarla ilgili. Daha önce etrafımda Sip&See de görmediğim için biraz zorlandım detaylarda. Tabi iki çocuklu hayatın zor olduğunu da kabul etmek lazımmış. Özellikle de 2 çocuğa 2 yetişkin bakıyorsanız :)

 

Dafnenin bebekliğinde uykusuzluk, gazlar..kısacası bebekli yaşam zor derdik. Meğer ne kolaymış diyorum şimdi. Birbirinden farklı dönemlerin çocuklarını büyütmek daha zormuş. Yemek, uyku, oyun ritüelleri farklı iki çocuk. İki çocuğuna da kendi bakan anne-babaları saygıyla anıyorum :)

 

Bir günümüzün özeti;

Selen gece 2 kez kalkıyor. Böyle söyleyince "ohhh ne güzel"diyesi geliyor insanın. Henüz gece ile gündüzü ayıramadığı için her kalkışı 2-2,5 saat sürüyor. Yani küçük bir hesap yapalım,

11de uyuyor

1de kalkıyor-3te uyuyor

5te kalkıyor-7de uyuyor

Selenden elimde kalan 4saat. Bunun içinde Dafne 1kez çişe kalkıyor, 2-3 kez de yorganıyla boğuşuyor.  Bana da her gece ortalama 3 saatlik uyku kalıyor. 

Sabah 7 de Selen uyuyor, Dafne uyanıyor. 8:30a kadar Dafneyle oyalanıyoruz(*kitap, PSP, Ipad, oyuncak ..). Tam Dafnenin giyinip okula gideceği sırada Selen uyanıyor. Bir yandan onu emzirip bir yandan Dafı giydirmeye çalışıyorum.(*Seleni kucağıma aldığım her an Daf da benimle olmak istiyor. Başkasını kabul etmiyor)

(18Aralık Saat04:20,yazmaya devam) Seleni Gamzeye bırakıp Dafneyi okula götürüyorum. Eve dönüp kahvaltı yapıyorum. Doğumdan beri her sabah rafadan haşlama yumurta yiyorum! Hamilelik süresince yiyemediğim için nasıl içime işlediyse, şimdi de bıkana kadar yemeye çalışıyorum :)

Gündüz süresince Selen hep kucağımda uyumak istiyor. Hatta kucağımda da değil, doğrudan mememde. İçip sızıyor orda. Ben de Dafne evde değilken bırakıyorum öyle uyusun. Tabi o uyurken benim uyuma gibi bir şansım kalmıyor. Öğle saatlerine kadar bu nazlı kısa uykular gaz sancılarıyla pek çok kez kesiliyor. Saat 1 gibi ümidi kesip , oysa her sabah "bugün kahvaltıdan sonra yatıp uyuyacağım" diye başlıyorum, Selenin banyosunu hazırlıyorum. Sıcak su+ masaj gazlarına iyi geldiği için sık sık yıkıyorum. Gevşeyen minnoş sütünü de içince sızıp kalıyor. Bu arada öğle yemeğimi yiyip akşam yemeğini pişirmeye başlıyorum. Saat 15:30 gibi uykudan kalkan Seleni tekrar doyurup Dafneyi almaya gidiyorum. Selen Gamze ablasıyla gazlarla mücadele ederken Dafneyle hemen banyoya gidiyoruz. Okuldan ne tür mikropları getiriyor olduğunu düşünüp küvette köpük köpük oynamasını sağlıyorum. Giyin-saç kurut derken 1 saat geçiyor. Meyve yiyip oyun oynuyoruz. Sonra ben Seleni alıyorum(*uykuya dalmayı yine benim kucağımda yapmak istiyor), Dafne de Gamzeyle oyuna başlıyor. Şanslıysam Selen kısa bi şekerleme yapıyor. Ben de hemen sofrayı hazırlamaya başlıyorum. (*ama çoğunlukla 10dakika uyuyup kalkıyor, koala gibi geziyoruz)

Can gelince Gamze koşarak gidiyor :) Tam masaya oturduğumuzda Selen çığlık çığlığa ağlamaya başlıyor. Çünkü annesinin dediği gibi yemek saatinde bütün ailenin toplanmasını istiyor. Selen kucağımda, Dafne solumda başlıyoruz yemeğe. Tahmin edileceği gibi Daf yemeğe babasının yardım etmesini de istemiyor. Hatta artık kendi kendine çok güzel yiyebilen çocuk, kucağımdaki kardeş kişisini görünce "anne sen yedir" demeye başlıyor. Olacak bu kadar kıskançlık deyip tek elle yemeye/yedirmeye devam ediyorum. 

Dafne babasıyla oynamaya başlayınca mutfağı toplayıp meyve/çerez/kestane/sahlepten hangisi istek almışsa onu  hazırlıyorum. 20:45-21:30 arası çizgi film izliyoruz hep beraber. Uyku öncesi doping yapsın diye Selene de süt+ mama yüklemesi yapıyorum. 

Can Selenin gazını çıkarırken Dafneyle uyku hazırlıklarına başlıyoruz. Çiş yapma, diş fırçalama, pijama seçme-giyme-yerleştirme(*her akşam yeniden ayrı pijama seçiyor bu aralar. Günde en az 2 tur çamaşır yıkamama rağmen çamaşır odasının boşalmama sebebine katkı :) ) Bir de uyku oyuncağı seçme süreci var ki gecenin en zor görevi. Yatıp masal dinlemeye geçmemiz 45 dakikayı buluyor. "Anne uyumıycaaaam"cümlesini her akşam bir kaç kez duyup aldırış etmeden masal anlatmaya devam ediyorum. Uydurma masallar istediği için genelde mesaj içerikli oluyor. Artık 11 gibi iki kuzu da uyumuş oluyor ki kendimi yatağa bıraktığımda vücudumda bazı yerlerin varlığını tekrar hatırlıyorum; sırtım,omzum, boynum gibi. Uykuya dalmadan önce film ya da oyuna 15-20 dakikam oluyor. Sızıp kalıyorum ben de. Sonra saat 1den itibaren bu sıralama tekrar ediyor. 

 

Görüldüğü gibi Selen Dafneye sadece fiziksel olarak değil uykusuz ve gazlı kişiliğiyle de çok benziyor. Dafnenin bebekliğinde yorgunluktan öldüm bittim deyip bazen anneme bırakır uyurdum. Ya alışmışım bu tempoya ya da fırsat olmayışının bilincinde olan bedenim direniyor. #direnbünyem :)

 

Saat05:20oldu, minik hanım hala debeleniyor kucağımda. Biraz volta atalım birlikte. Sonra da uyuruz şanslıysak :)

designed by

BurcuBilir

  • Black Facebook Icon
  • Black Pinterest Icon
  • Black Instagram Icon