1+1= Sonsuzluk

26.11.2013

Selenin aramıza katılmasıyla birlikte ailemizde bayram havası esiyor. Çocuklu hayat çok zor ve aynı zamanda çok keyifli. Bunu Dafneyle tatmıştık. Anlatılamayacak bir lüks çocuk sahibi olmak. Allah isteyen herkese tattırsın bu duyguyu. Ama iki çocuk sahibi olmak bambaşkaymış. Hem iyi anlamda hem de kötü.

Çok bunaldığım zamanlarda hep şöyle dua ederim; "Allahım benim bahtım anneme çekmiş, lütfen kızlarımki bana çekmesin". Neden böyle diyorum? Annem çok şükür sağlıklı sıhhatli, neşeli huzurlu bir insandır. Gerek iş hayatında gerek ev-aile hayatında istediğini hep elde eden biridir. Ama herşeyi en zor yolundan elde eder. Hep tırnaklarının içi doludur istediğine ulaşmak için didinmekten. Tepsiyle önüne kısmetlerin aktığı insanlardan değildir yani. Ve sanırım ben de ona çekmişim. Ne yapmak istersem hep zorundan çıkar karşıma. Kaderci biri olmadığım için herşeyi kadere yüklemek istemiyorum. Yaşadığımız şeyler kendi tercihlerimizin sonucu tabi. Ama bazen bu kadarı da fazla artık dediğim oluyor.

Önceki paragrafın yaşamda dışavurumu;
Normal doğumların %80inde görüldüğü gibi Selen de Dafne gibi yenidoğan sarılığı oldu. Bilirubin değeri çok yüksek olmadığı için ve de yan etkilerinden çekinen anne-baba olarak fototerapiye yine karşı olduğumuz için tedavi olarak 2 saatte bir emzirmeyi seçtik. Selen'in 5. Gününde Dafne hapşurup öksürmeye başladı. Selen 6 günlükken Can Hindistan'a gitti. Birinci haftanın sonunda gecelerimi yanımda en sağlam desteğim kocam olmadan, sarılıklı bir bebek ve 40-41derece ateşli bir çocukla geçirmeye başladım. Dafne kolay kolay ateşlenmeyen, ama ateşlendiği zaman da kolay kolay geçirmeyen bir çocuk. 3 saat içinde 3 kez duşa sokmama, ateş düşürücü vermeme rağmen geceyi ayakta geçirtti bana. Yarım saatte bir ateşini ölçtüm. Cıbıl yattığı için ateşi düşünce uyandırmadan giydirmeye çalıştım. Neyse ki ateşi 2. gününde atlattık. Bunun dışında gecelerimizde 2saatlik döngümüz şöyleydi; Seleni güç-bela uyandır. Altını değiştir. Emzir. Bu sırada altını kirlettiği için tekrar değiştir. Altını değiştirirken kustuğu için üstünü değiştir. Arada hıçkırık tuttuğu için biraz daha emzir ve memede uyuyakalan bebeği yatağına yatır. Tam başını yastığa koymuşken Dafnenin sesi ile tekrar kalk. Ya çişi geldiği için banyoya götür, ya da Selenin ağlamasından rahatsız olduğu için mızmızlık yapmaya başladığı için onu da kucağına al, şarkı söyle/masal anlat. O da uyuduktan sonra bol bol su iç, doğal olarak banyoya git, emzirme sonrası kremini sür ve yat. Şanslıysan 25-30dakika uyu. 2 saat dolduğu için döngüyü başa sar. Tam 10 gecedir bu tempoda yaşıyorum. Hamileyken aldığım 16 kilonun 10 kilosunu verdim ve 51 kilo kaldım şimdi. Çevremdekiler özel bir formül arıyor nasıl kilo verdim bu kadar hızlı diye. Ne spor ne diyet, iki zor çocukla gram yağ kalmıyor vücudunuzda :))

Allah beterlerinden saklasın tabi ama bu kadar da değil. Bizde kalmakta olan diyaliz hastası anneannem bir kaç kez rahatsızlandı bu sürede. Derken babam sürekli kusmaya başladı. Annem sırayla hepsini acile taşıdı günlerce. Canım annem gece gündüz hangimize yetişeceğini şaşırmışken canım ablamın 2 sene önce geçirdiği rahatsızlığının nüksettiğini öğrendik. Kimseyi üzmemek için uzun zamandır bu durumu bizden saklıyormuş. Geçen hafta İstanbula kontrole gidiyorum diye gitti ki meğer tekrar operasyon geçirmiş. Canım ablam, sen bizim en değerlimizsin. Hiçbirimizin yaşadıkları senden önemli değil.

Kurulan düzende hemen yenilemeler yaptık ve ideal hale getirmeye çalıştık. Annemin üzerindeki yükleri azaltabilmek ve onun ablama daha çok destek olmasına fırsat verebilmek için alternatifler yarattık. Anneannemi İstanbula yolladık teyzemin yanına. Bana destek olması için Can'ın annesini çağırdık. Ayrıca Can da daha erken dönüyor Hindistan'dan.

Bu arada ben nasılım? Uykusuz en başta. Ama ya alışmışım artık uykusuz kalmaya, ya da zaten kafam dolu olduğu için uykunun eksikliğini duymuyorum. Günün belli saatlerinde yorgunluk baş gösteriyor o kadar.

Bugün Selenin 15. günü. Onu kontrole götürdüm. Benden önceki randevudan yaklaşık 1 aylık bir bebek, annesi, babası, anneannesi ve babaannesi çıktı. Onlardan sonra ben Seleni alıp girince doktorumuz "ikiniz mi geldiniz?"dedi. Evet deyince "tecrübeli anne" dedi bana. Bazen biz hayatı zorlaştırıyoruz ama bazen de hayat bizi güçlü olmaya zorluyor. İki kız annesi olarak artık daha da güçlü olmam gerektiğini biliyorum. Bunun yaşamım boyunca azalmadan artacağını da biliyorum, annemden somut örnek olarak görüyorum. Dafnenin doktoruna artık iki kardeşi de götürüyorum. O bile görünce "aaa Dafnenin aynısı" dedi :) İkisinden biri azıcık bana benzeseymiş :) Gerçi sağlıklı olsunlar da, babalarına da benzemeleri güzel, yakışıklı adam ne de olsa :) Evdeki sayımızın artmasıyla birlikte bu sabah Dafneyi okula yine ağlayarak götürdüm. Oysa daha dün öğretmeniyle konuşmuştuk Selenin doğumundan beri bir sorun yaşamadık diye. Kendi kendime nazar değdirdim sanırım :) Yarın Can'ın gelmesiyle birlikte annemler de evlerine dönecek. Çok alışmıştım annemin herşeyler ilgilenmesine :) Ama artık şartlar biraz değişecek. Bir süre de kayınvalidemin desteğiyle gideceğiz. Ben kendi başıma evi yönetebilene kadar. Bakalım bu ne zaman olacak? :) 

designed by

BurcuBilir

  • Black Facebook Icon
  • Black Pinterest Icon
  • Black Instagram Icon