Güncellemeler için

Dafne'nin ilk ayları öyle zor geçmişti ki gaz-kolik-uykusuzluk yüzünden, birbirimize yapışık yaşıyor olmamız bana doğal gelmeye başlamıştı. Tabi bedenim o tempoyu kaldıracak kadar güçlü değildi. Bir yandan yağlar hızla yakıldı, diğer yandan kaslarım-eklemlerim sinyal vermeye başladı. Ve ben bir kaç ay içinde fizik tedaviye başladım. Boynumdaki 3 adet fıtık bu süreci daha da zorluyordu. Ayrıca doktorun dediğine göre boynumda "kuğu boynu" sendromu vardı ve ters yöne yamulmaya başlamıştı. Bir de eklem kireçlenmeleri vardı ki, ne siz sorun ne ben söyleyeyim. Hareket ederken yaşlı nineler gibi her yanımdan katır-kutur sesler çıkıyordu. :)

Dafne büyüyüp biraz yürümeye başlayınca önce rahatladım sandım. Ama benim kuzu keyfine düşkün çıkmaz mı? Evet çok güzel yürüyebiliyordu artık, ama yürümek istemiyordu. Pusete oturmak da istemiyordu. Hep kucağımda geziyordu! Üstelik daha da ağırlaşmıştı. Ve geldi ikinci tur fizik tedavi.

 

Selen'e hamile kalınca doktorun ilk uyarısı "Dafneyi kucağına alma" idi. Ah be şekerim, ben de biliyorum onu ama olmuyor işte. Öncesinde kolum-bacağım için yapamadığım şeyi, bu sefer bebek için yine yapamadım. Düşük yapmayı göze aldım, ama ilk günden son güne kadar Dafneyi kucağımda taşımaya devam ettim. 

 

Derken Selen doğdu. Tabi o daha da "anacı" bir bebek olamadı. Çünkü Dafneden ona fırsat kalmadı. İlk 1 sene boyunca Seleni Can, Dafneyi ben uyuttum. Derken Can önce Hindistana, sonra İtalyaya gitmeye, gitmediği zamanlarda da eve geç gelmeye başlayınca, bir koltuğa iki karpuz sığdırdık. Büyüdükçe rahatladı, yürüyor, koşuyor dedik. İki yaş sendromunu unuttuk. Selen "yapışma" hali ile gösteriyor sendromu. Gece uyku arasında ağladığında bile babası giderse tepinip annem gelsin diye bağırıyor. Şimdi 46 kiloluk bir beden nasıl dayansın bu duruma? Yine çöktü tabi. Ve ben üçüncü tur fizik tedaviye başladım 2 hafta önce. Aslında toplam 14 seans. Ama cumartesileri gidemiyorum. Hafta içi de çok önemli sunum-toplantı olduğunda gidemiyorum. Bakalım devamsızlıktan atılmadan bitirebilecek miyim?

 

Seans ultrason ile başlayıp, tens, ısı ve boyun çekme ile devam ediyor. En son da egzersizlerle bitiriyoruz. 

Gece ve gündüz sadece kucağımda uyuduğu dönemlerden.. O zamanlar annemin desteği olmasaydı akıl sağlığımı nasıl korurdum bilmiyorum :)

Akşam yemeğini birlikte hazırlıyoruz :)

Boyun çekme makinesini ilk gördüğümde çok korkmuştum. Hatta fizyoterapist bakışımdan anlamış olacak ki beni sakileştirmeye çalışmıştı. Sizce de işkence aleti gibi görünmüyor mu? :)

Kimya İyi, Fizik Zayıf!

02.12.2015

designed by

BurcuBilir

  • Black Facebook Icon
  • Black Pinterest Icon
  • Black Instagram Icon