1 seneyi doğum izniyle evde geçirince günlük rutin işlerin dışında şeylerle de ilgilenmeye başlamıştım evle ilgili. Ufak çaplı değişiklikler, DIY projeleri gibi. Bunları zaman ve bütçe durumuna göre sıraya almıştım. İşte bu projelerin en yenilerinden biri; evimizdeki yeni bar ünitesi.

 

Kitaplığın değişiminden sonra(evet hala yeni kitaplığımızla ilgili bir yazı da yazamadığımın farkındayım. Bir sonraki paylaşımım o olsun :) ) salondaki eşyaları beyazlatmaya devam ettim. Daha da yapacaklarım var, sırayla. 

 

Yemek masasının yanındaki konsolu değiştirirken dedim niye burayı kahve ve içki için bir servis alanına dönüştürmeyeyim. Uzunca süre Pinterestte araştırdım. Beğendiklerimi bizim eve uygun hale dönüştürdüm ve değişim buyrun böyle oldu;

Güncellemeler için

Hala yerlerde halıfleksin olduğu eski günlerde konsolun üzerinde şişelerle yine içki köşesiydi orası. Önce duvardaki aynalar gitti. Eve geçen sene uygulamaya başladığım Fas stiliyle birlikte turuncu-bakır renkler hakim olmaya başladı. Gezdiğimiz yerlerin haritaları eklendi derken.

Çerçeveler daha tanımlı hale gelince şişeler de tepsilerde gruplandı. Yanına turuncu mumlu şamdanlarla Yunan Adaları turunda aldığımız antik yazıt da eklenince benim için yeterli seviyeye gelmişti. Ama beyaz kitaplıklara uygun beyaz bir büfeye de hayır diyemezdim :)

Ve işte beyaz büfelerle beyaz rafların takılmasıyla zemin hazırlanmış oldu. Sıra geldi kendi içindeki düzenlemeye.

Büfe dolabında masa örtüleri, tepsiler yer alırken özellikle Selen'den uzak tutmak istediğim kırılacak şeyleri üst raflara kaldırdım.

İki raf taktırdığım için gruplamak basitti aslında, birinde sıcak içecekler, diğeride soğuk içecekler.

Türk kahvesi, İtalyan kahvesi, Japon sakesi, Matcha çayı seromoni seti yerleştirince bu raf doldu.

Rafın altındaki kancalar fincanları asmamda büyük kolaylık sağladı. Ben taktıracağım rafın altına sonradan monte edilecek kanca ararken birden bu rafla karşılaşınca hazine bulmuş gibi oldum zaten :)

Diğer rafa da şarap kadehleriyle likör bardakları kaldı. Fazla olan kahve fincanlarının bir kısmını da buraya astım.

Şimdi sıra geldi posterlere.

Bir tarafa kahve ile ilgili biraz daha büyük çerçeveler asıldı.

Büfenin üstündeki şişelerle kadehlerin arasına da daha küçük boyda olanlar sıralandı.

Bunlardan biri de mekanın bana ait olduğunu söylüyor :)

Neden Burgiu?

Yıllardır "Burcu"yu doğru okuyabilen birini bulamadım İtalyada, "Burku" diyorlar. Ben de çözüm olarak "Burgiu" yazıyorum. Köşe "cucina italiana" olunca, isim de Burgiu oldu :)

Hızlı servis tepsisi hazırladım bir tane. Üst tepside kaşık, paketli esmer şeker, karamelli bisküvi,

ve resimde hiç kalmamış olan rulo gofretler var :) 

Alt tepside acı Antakya kahvesi, normal Türk kahvesi, şeker ve peçete var.

Büfeyle ilgili büyük çaplı düzenlemelerim bitti. Kullanımla ortaya çıkan bazı küçük ihtiyaçlar var. Mesela oradaki masa örtüleri uzun süre böyle kalamıyor. Pelerin(!) olmak üzere kızların saldırısına uğruyorlar. Onları içine alacak beyaz hasır sepet almayı düşünüyorum açık raflara yerleştirmek üzere.

Bir de kahve servisinin yanında kullanılmak üzere oraya yerleştirdiğim lokum, kurabiye, gofret gibi ikramlıklar kızlardan kalmıyor :) Onları muhafaza edecek kapalı opak kutular almam lazım camların yerine.

 

Ama genel anlamda yeni büfemden çok memnunum. Misafir geldiğinde artık sohbeti bölüp kahve yapmak için mutfağa gitmek zorunda değilim. Hem mutfaktaki dolap yoğunluğum biraz azaldı, hem de bu köşe anlam ve işlev kazandı :)

 

Misafirim olmak isyen herkesin başımın üstünde yeri var...

Kahve/İçki Barı

23.03.2015

designed by

BurcuBilir

  • Black Facebook Icon
  • Black Pinterest Icon
  • Black Instagram Icon