Geçen Zamanda

02.06.2014

Yine yazamadım uzun zamandır. Belki arada ülkece yaşadığımız korkunç şeylerin etkisinden, belki de kendi evimizdeki yoğun hayattan fırsat bulamadım. Belki de bir açık bir kapalı olan hava beni depresif yaptı. Modum düşükken de yazmak gelmedi içimden. Şimdi tüm enerjimle yazayım istedim :)

Arada neler yaşadık; Selenin ilk dişi çıktı. Dafnede diş buğdayı yapmamıştım. Pek adetçi biri değilim. Batıl inançlara da, bölgesel adetlere de pek inanmam, hoşlanmam. Dafnede de yapmayışım beni yine yapmama isteğine sürüklese de, Dafne sayesinde edindiğim Gökkuşağı arkadaşlarımla toplanma bahanesi olarak kullandık biraz diş buğdayını.

İleride fotolara bakıp "ee benim yok böyle şeylerim" demesin Dafne diye partinin hiçbir yerinde dişle ya da Selenle ilgili bir şey kullanmadık. Pembe beyaz puantiyeli süslerimiz, sofrada tadımlık da olsa bulunan diş hediğimiz olmasa partinin amacını sakladı.

Hava çok güzel olunca dış mekan arayışına başladık. Öncesinde annelerin rahatça sohbet edeceği, sonra da çocukların katılacağı bir parti için en uygunu yine sitenin içinde bir yerdi. Daha önce doğum günü kutlamalarında kullanılan cafe güzel fikirdi ama güneşli havayı kapalı yerde harcamak istemedik. Zaten yiyecekleri de kendim hazırlayacağım için sitenin piknik alanında karar kıldık.

Masaları ve ağaçları süsledik. Çocuklar gelmeden hem karnımızı, hem merakımızı doyurup bol bol konuştuk. Çocuklar gelince zaten dışarıda yapmakla ne iyi ettiğimi görmüş oldum. Enerjileriyle dış mekan bile dar geldi onlara. Mısır patlakları dahil her yiyeceğin nasıl etrafa saçıldığını belirtmeme de gerek yok herhalde :)

Biraz yorucu olsa da güzel bir gün daha eklendi anılar arasına. Fotolardan bazıları;

Güncellemeler için

hazırlıklar için erken gelenler :)

 Daf ortalarda koşuşuyor ve Selen birilerinin kucağında geziyorken :)

Gökkuşağından Özgür parti konseptine uygun telefon kılıfıyla :)

Anneler günü kutlaması için Tofaştaki etkinliğe katıldık. Masalar çok güzel hazırlanmıştı. Hem süsleme, hem menü açısından. İki kızımla kutladığım ilk anneler günümde evimiz çiçek bahçesine döndü :)

Dafın okulda hazırladıgı hediyeler

hazırladıgı reçeli birlikte yedik :)

Tofastaki yemek(iki çocuğa poz verdirmek çok zooor :) )

evdeki çiçeklerim :)

Dafnenin okulunda drama etkinliği vardı. Kostümleriyle minik kuş olan kuzular, gösterinin bir kısmında da annelerini dahil ettiler. Yaratıcı drama öğretmenlerinin liderliğinde olan gösterinin ön çalışması-ezberi yoktu. Orada doğaçlama yaptılar ve bence çok başarılı oldular. Gösteri sonrasında sınıflarını ve sergi alanını gezdik. Bir süredir yapıp biriktirdikleri etkinlikleri anlattılar bize :)

Her şey böyle güzel olsa sadece tabi. Dafnenin bitmeyen öksürükleri yine başladı. 2-3 hafta boyunca alerjik astımla ilgili çeşit çeşit tedavi denedik. Acaba enfeksiyon mu diye düşünerek antibiyotik bile verdik. Ama bir iyileşme olmadı. Her öğlen okulda, her gece de evde yatar yatmaz öksürmeye başlayıp, kusana kadar devam etti. Hiç kimse bir çocuğa annesi kadar sabırla yaklaşamayacağı için okuldan zaman zaman hastalığı ile ilgili zorlandıklarının sinyallerini aldım. Bu dönemlerde yine Dafneyi okula göndermemeye ya da erken almaya başladım. Hala daha da öksürüğünü tam olarak geçirebilmiş değiliz. Alerji şuruplarını içindeki kortizon yüzünden uzun süreli kullanamıyoruz. Verip rahatlatanlar varmış, ama bana doğru gelmiyor. Çözümlerden biri halıfleksleri kaldırmaktı. Yarın onu da yaptırmaya başlıyoruz. Bakalım pozitif etkisi olacak mı, yoksa iki çocukla evin içinde yaşarken bir de parke yaptırmanın zorluğunu tadıp dayanım katsayımızı mı artıracağız?

Geçen hafta salı sabahı çok şiddetli boğaz ağrısıyla uyandım. Ve içimden "bugün Dafneyi okula götürdükten sonra yatıp dinleceğim" diye geçirdim. Tam da benim şans rezervlerim doğrultusunda telefon çaldı. Gamze "abla gece çok hastalandım, bugün gelemiycem" dedi. Kaldım mı iki çocukla tek başıma :) O an hastalığımı unuttum tabi. Kahvaltısını yaptırıp 9da okula götürürdüm Dafneyi, ama tabi o gün 10u buldu götürmem. İki kıza birden kahvaltı yaptırıp, üstlerini değiştirmek, biri kaçışmadan-diğeri ağlamadan okula gidip gelmek sırtımdan terleri damlattı. Gün içinde tek çocuk yine biraz daha rahat oldu. Akşam yine Dafı almaya Selenle gittik. Parkta oynaması, dönüp meyve yemesi derken ben o gün epey yoruldum. Ve işe başlayacağım dönem için bir kadın daha ayarlamakla ne doğru yaptığımı görmüş oldum. Benim iki çocuk için iki kadın tuttuğumu duyan bazı hassas arkadaşlarım tabi hemen "aa ne gerek var o parayı vermeye, bakıcın bakamaz mı ikisine de? uyurken yemek filan da yaptırırsın" dediyseler de beni ikna edememişlerdi. Zira bizim evde çocuklar tv ile oyalanarak büyümüyorlar. Onlarla aktif ilgilenilmesi de ancak anne ya da babasının göstereceği bir özveri istiyor. İkisinin farklı zamanlarda, farklı içeriklerde olan fiziksel-zihinsel ihtiyaçları için kendim yetişebiliyor olsam da, başka tek bir kişiden bunu bekleyemem. Varsın iki evimiz, iki arabamız olmasın; iki kızımız istediğimiz gibi büyüsün de :)

1 saat süren kahvaltımız :)

İşte bizdekiler böyle. Yarından itibaren birkaç günüm daha zor geçecek. Bir sonraki yazı günüm ne zaman olacak göreceğiz :)

designed by

BurcuBilir

  • Black Facebook Icon
  • Black Pinterest Icon
  • Black Instagram Icon