100 kişiye sorduk "Boş zamanlarınızda ne yaparsınız?" diye, Türkiye'deki en popüler cevap "kitap okurum" oldu :)

"Peki en son hangi kitabı okudunuz?" deyince bir suskunluk, sağa-sola bakınmalar filan. Ee arkadaşım, sen değil miydin az önce kitap okurum diyen? Daha okuduğu kitabın adını ya da yazarını hatırlayamayan var.

O derece ilgiliyiz kitapla..

 

Çok okurum diyenlerin çoğunun evinde 20 kitaptan oluşan bir kitaplık bile yok. Sanırsın hepsi dijital kitap okuyor.

Yoo o da değil. Hatta sorunca pek karşılar dijital kitaba, kitap okuma isteğini köreltiyormuş filan. Çok var ya!

 

Millet olarak başımıza ne geliyorsa okumamaktan geliyor. Kızları okutmuyoruz, imkan yok diyoruz. Kitap-gazete okumuyoruz, zaman yok diyoruz. Sonra canımıza okuyorlar, söylenip geziyoruz.

 

Eskiden de yoğun olan kitap sevgim, çocuk sahibi olacağım dönemde daha da artmıştı benim. O zamanlar tabi her 4 kitabın 3ü hamilelik ve bebek/çocuk yetiştirmekle ilgiliydi. İçerik zaman zaman değişse de kitabın ağırlığı hiç değişmedi bende. Hatta, çocuktan sonra pek zaman bulamıyorum kitap okumaya diyenlerin aksine daha çok okur oldum ben. Zira bilenler bilir, evde televizyon izlemiyoruz Dafneden beri. Her akşam onun için açtığımız ve birlikte izlediğimiz animasyon seansını saymazsak, evde ekranla ilişkimiz sıfır. Çocuklar uyuyana kadar onlarla geçen zamanın kalitesi benim için çok önemli. Zaten televizyonun zararlarıyla ilgili paylaştığım milyon tane yazıda bunu anlatıyorum, tekrarlamayacağım. Onlar uyuduktan sonra ise kendi uyku anıma kadar yapılan aktiviteler çeşit çeşit; çamaşır, bulaşık, ortalık toplama, dolap düzenleme, bazen ertesi güne yemek hazırlama, bazen bloga yazı ekleme

ve her gün mutlaka kitap okuma. 

 

Elektronik kitaba geçtiğimde kitap seanslarım daha hız kazanmıştı. Çünkü gerçekten ciddi bir kolaylık sağlamıştı hayatıma. Çocukların kitap okuma, masal anlatma, şarkı söylemeden oluşan uyku ritüelini tamamlayınca bir süre de sessizce yanlarında yatmak gerekiyor uykuya dalana kadar. Şimdi o anlarda bir kere elektronik kitap hayat kurtarıcı :) Normal kitabı okuyabilmek için ışık açmak lazım, bunda değil. Normal kitabı tek elinle tutup diğer elinle çocuğun poposunu pışpışlayamazsın ayrıca. Bir de dışarı çıkarken 1000 sayfalık yüzlerce kitabı mesela nasıl taşıyabilirsin yanında başka türlü? :) Bunların hepsi birleşince, benim gibi aynı anda bir kaç kitabı takip etmeyi seven ve her an her yerde ilk fırsatta kitap okuyan biri için çok kullanışlı.

 

Geçenlerde kitabım yere düşmüş ve ekranı çatlamıştı. Bir süre direndim çatlak çatlak okudum. Baktım benim göz kaslarım da çatlıyor, yenilemeye karar verdim. Almanyadan mı Katardan mı derken sonunda geçen hafta kavuştum yeni kitabıma. Şimdi bir heyecanla içine hangi kitapları doldursam diye düşünüyorum :)

 

Kitabın her türlüsü çok faydalı. Yeter ki okuyalım da, ne okuduğumuz, nasıl okuduğumuz çok önemli değil bence. Önce okuma alışkalığının hayatımızda rol kazanması şart. Bu rolü yerleştirebilmek için de sevdiğimiz türle başlamak daha doğru. Kendi sadece ağır tarih kitapları okuyan insanların, daha hafif içerikteki kitapları okuyanları küçümsemesini hiç anlayamamışımdır bu yüzden. 

 

 Okuyan insanların konuşması, yazması, ses vurgusu bile belli eder kendini. "Herkez" yazan insanlara, "-de, -da"yı hala doğru kullanamayan insanlara tek çözüm, kitap okumak! Okuyalım, daha çok okuyalım. Zamanım yok bahanesinin arkasından sıyrılalım. Sorulduğunda televizyondaki dizilerle, yarışma programlarıyla ilgili yorum yapmaktan eksik kalmayan zihnimizi, daha yararlı şeylerle dolduralım. Sözde değil özde kitap en iyi dostumuz olsun.

Bol okumalı günler :)

Güncellemeler için

Ev dekorasyonunda söz hakkı bende olsaydı, kesinlikle çok çok daha büyük bir kitaplıkla yaşıyor olurduk.. Böyle bir oturma odasında insanın aklına kitap okumaktan başka ne gelir ki. Çocuklar da "kitap oku" dediğimizde değil, bizi okurken gördüklerinde severler okumayı, unutmayalım..

En İyi Dostum

17.11.2015

designed by

BurcuBilir

  • Black Facebook Icon
  • Black Pinterest Icon
  • Black Instagram Icon