Güncellemeler için

Ne zamandır yemek tarifi paylaşmadığımı farkettim. İki çocuklu mutfak aktiviteleri sırasında insanın fotoğraf çekmeye gerçekten hiç fırsatı olmuyormuş :) Mutfak zaten savaş alanına dönüyor. Eğer benim gibi çocuğun eline malzeme vermeye çekinmeyen biriyseniz, sahne gözünüzde canlanmıştır sanırım. Yemek yapma, saksıya çiçek dikme, boya yapma gibi aktiviteleri Can evde değilken yapmaya çalışıyoruz. Zira sanki temizleyen kendisiymiş gibi gerim gerim geriliyor etraf pisleniyor diye. Yahu kirlenmeden zevki çıkar mı bu işin? Ben şimdi çocukları mumya gibi önlüklerin içine soksam, ortalık dağılmasın diye balkona atsam o çocuk o aktiviteden keyif alır mı :)

 

Geçen hafta Dafneyi Canla birlikte cimnastik dersine gönderdik. Ders tam karşıdaki Dafnenin okulunda, sadece 1 saatlik. Gel gör ki ikinci haftayı da ekti Daf. Bakalım herhangi bir derse gidebilecek mi? Onlar evden çıkınca biz de Selenle kolları sıvadık. Öğleden sonra hep birlikte anneanneye gideceğimiz için elimiz boş olmasın diye bir şeyler yapalım dedik. Uzun zamandır aklımda İtalyada yediğim günden beri tadını unutamadığım bir turta vardı. Ama tabi birebir yapmam imkansızdı. Hem elimde orjinal bir tarif yoktu, hem de croisant (yabancı kelime kullanmayı sevmem ama croisant Türkçe karşılığı ile kruvasan denildiğinde deli oluyorum. Türkçe değil ki bu kelime. Böyle saçma sapan çeviri yapacağınıza orjinal halini kullanın. Nasıl yoğurt için yurt dışında da yogurt deniyor! Bir keresinde Kahve Dünyasından 2 tane croisant paket alacaktım, kasaya gittim söyledim. Çocuk kruvasan mı istiyorsunuz dedi. Hayır croisant istiyorum dedim. Yok ama ona kruvasan deniyor dedi. Ben de dayanmadım bu ukala tavrına açtım ağzımı, arkadaşım bu kelime Türkçe değil, Fransızca, ve gerçek hali de croisant. Bunu zorlayarak Türkçede bir anlamı varmış gibi kruvasan demenin doğru olduğuna inanmamı mı bekliyorsun? dedim. Sadece para üstünü verdi cevap olarak :) ) tarifini bin bir kaynaktan araştırmış olsam da yapmaya hiç cesaret edememiştim. Kat kat hamuru açacaksın da, sonra kare şeklinde yağı kesip içine döşeyeceksin falan filan. Taze pişmiş olsa hiç kaçırmam yerim ama henüz yapmayı göze alamadım :)

İtalyan turtasında hamur asıl bizdekinden farklı olan. Bizde tok, ağır bir hamur vardır. Bunda ise croisant hamurundan yapılan, kat kat kabaran bir taban var.

Hamur için tembel kısma kaçtım ve milföy hamuru kullandım. Üst üste koyup merdane ile açtım ve turta kalıbına döşedim. Selen de vıcık vıcık yardım etti bana :) Üzerine kivi marmelatı sürdüm ve 1 elmanın rendesini ekledim. Bolca tarçın serptim. En üste de 1 yeşil, 1 kırmızı elma dilimlerini yerleştirdim. Servisten önce üzerine pudra şekeri ekledim ve dilimler dilimlemez Arda, Dafne ve Selen tarafından ikişer dilim yenerek tükendi.

En son dilimi ancak fotoğraflayabildim :)

Çok kısa sürede bu kadar kolay yapılınca ve de dilimler peş peşe bitince, zaten hafif olan lezzetiyle bu dönemlerin favori tatlısı haline geldi kendisi bizim evde. Ayva püreli ve yılbaşına özel bal kabaklı versiyonlarını da deneyeceğim

en yakın zamanda. 

 

İlk denemeden kendime çıkardığım bazı notlar;

- Elmaları daha ince dilimlemeli (gerçi bu hali ile bile sanki haşlanmış gibi yumuşaklardı) ve daha sık döşemeli.

- Aralara dövülmüş fındık/ceviz iyi gidebilir.

- Pudra şekerini annemlerde döktüğüm için sadeydi ama evdeki gibi vanilya aromalı daha güzel koku verebilir.

- Bir de fırına sürmeden önce üzerine çok az yumurta beyazı sürülebilir belki parlaklık vermesi için.

Elmalı Turta

03.12.2015

designed by

BurcuBilir

  • Black Facebook Icon
  • Black Pinterest Icon
  • Black Instagram Icon