Havaların ısıması ile düğün-dernek sezonu açıldı tabi. Elimizden geldiğinde sevdiğimiz yakınlarımızın mutlu günlerine katılmaya çalışıyoruz. İki çocukla elbette zor oluyor. "Çocuksuz" kuralı olan düğünlere gitmiyoruz, ya da bizim için ayrıcalık tanıyanlara seve seve koşuyoruz. Bu kuralın esnekliği de aslında düğün sahibinin size olan yaklaşımına bağlı biraz. Canın kuzeninin düğününe sırf bu kural yüzünden gidemezken, pek çok arkadaşımızın düğününe iyi niyetli yaklaşımları sayesinde çoluk-çocuk katıldık. Düğünlerdeki çocuksuz kuralını da anlamış değilim. Kaç tane aile var ki çocuğu olmayan, Avrupalı mıyız biz? Gençlerin toplanıp eğlendiği kokteyl kıvamındaki kutlamaları anlıyorum ama yemekli düğünlerdeki kuralı hala anlayabilmiş değilim. Evlenip aile kurmanın mantığına aykırı geliyor bir kere bana. Yani temelden ters bir düşünce aslında. "Iyyy çocuk" diyorsan, niye evleniyorsun? :)

 

 

Güncellemeler için

Her akşam organizasyonunda olduğu gibi sütleri ve uyku tulumları yanımızda gittik. Salondan çıkınca hemen gerekli son kontroller yapıldı ve dönüş yolunda uykuya geçilen bir düğün daha başarıyla tamamlandı :)

Geçen haftanın iki düğünü de aynı geceye dek gelince, birinin kınasına diğerinin düğününe katılmakta çözüm bulduk. 

Benim kızlarla planladığım kına gecesi, Canın da aikidoya gidebilmek için fırsat bulmasıyla kazan-kazana dönüştü :)

Kına gecesi için kızları alıp yola çıktım ki cuma akşamı trafiğinde bizim evlerden Havuzlu Konaka gitmek epey sıkıntılı oldu. Başta kusarlar mı diye endişelendim, sonradan baktım sesler kısılmaya başladı. Bir anda uyuyakaldılar. Karne gününün akşamıydı. Tören sebebiyle hem Dafne hem Selen epey yorulmuştu zaten. Eyvaah akşam nasıl uyurlar artık derken, öyle çok oynadılar ki gece de dönüş yolunda sızdılar :)

Kına gecesi kınasız olur mu? Dafne ve ben elimize

kına yakmayı da ihmal etmedik :)

Cumartesi akşamı çocuksuz düzenlenen düğüne kalbi büyük arkadaşlarımızın davetiyle iki kızımızı da alıp gittik.

Çok şükür zaten kızlarım huzursuzluk yaratıp etrafı rahatsız edecek davranışlar yapmadılar. Benim kızlarım pek usludur diyemiyorum genel olarak. Karakterlerinden bağımsız bir durum bence çocukların tavırları.

O gün çok yorgun, uykusuz olduklarında huysuz olabildikleri gibi, sevdiği şeylerle dolu bir gün geçirmişlerse

pek de keyifli olabiliyorlar. Dafnenin pistteki çerçeveye takılması sonucunda çorabı yırtıldı,

yaşadığımız tek tatsızlık bu oldu. 

 

Kervansarayda olan düğünün bizi zorlayan bir yanı havuzuydu. Zaten tatil özlemiyle yanan kızlarım havuzu görünce tabi yüzmek istediler :) Tatil yörelerinde dahi havuzu pek tercih eden bir anne değilim. Deniz her zaman daha hijyenik geliyor bana, içinde yüzen pet şişe bile olsa. Klor sadece çocukların cildine değil, benimkine bile ağır geliyor. "Bizim de tatile gitmemize az kaldı" diyerek uzaklaştırdık onları. Zaten iş arkadaşlarımızın çocuklarından birkaçını daha görünce havuzu unuttular :)

 

Gece boyu pek oturmadık masada. Hem benim meraklı minikler etrafı araştırdığı için, hem çoğunlukla dans pistinde olduğumuz için, hem de çocuklu olmasına rağmen masada sigara için pek çok kişiden sakınmak için :(

Hazır pistte kızlar yanımızda oynarken Canla dans edelim dedik ki bir anda ikisi birden kucağımıza hücum etti.Bizim romantik dans dört kişilik oldu. Pistin ortasında birbirine sarılmış dört kişiyi görünce fotoğrafçı da yanımızda bitti tabi :)

Düğün-Dernek

18.06.2015

designed by

BurcuBilir

  • Black Facebook Icon
  • Black Pinterest Icon
  • Black Instagram Icon