Bu Yazın Şehri Antalya

02.11.2015

5 senelik çocuklu hayatımızda Antalya bizim için aile tatiline uygun şehir olamamıştı bir türlü.

Hem Temmuz-Ağustos dönemlerinde çok sıcak oluşu, hem de yolun uzunluğu Can'ı caydırıyordu. Ben de aile tatilleri için hiç zorlamadım açıkçası. Farklı rotaları seçiyor olmak benim de işime geldi. Zira annemlerin yazlığı Alanya'da olduğu için ben tek çocuklu ve iki çocuklu dönemde fırsat buldukça kızlarla kaçtım yanlarına.

Gidiş-gelişleri uçakla yaptığımız için yolun uzunluğu çok dert olmadı bana. Limitlerimin Cana oranla biraz daha yüksek oluşunun da etkisi olabilir tabi. İki çocukla tek başına tatile giden de pek görmedim aslında :D

 

Bu sene ise bizim için pek çok şeyin değiştiği bir yıl oldu. Canın yoğun iş temposu bizi hiç sevmediğim ve alışık olmadığım halde bayramda tatile çıkmaya zorlamıştı mesela, okuyanlar hatırlarlar. Ve de yine benim için bir ilk olarak arkadaş bir aile ile gitmiştik tatile. Üstelik iş yerinden tanıdık olan. Benim için bu kadar değişim yönetimi pek kolaymış gibi, 29 Ekim dönemine de iş yeri projede çalışanlara ödül olarak bir tatil organize etmiş. Yüzlerce iş arkadaşı!! Düşünsenize ben 1 arkadaşımla giderken bile tedirginliği üzerimden atamamışım, şimdi sağım solum dolacak. O haftasonuna Katar'a gidiş planlamış, haftalar öncesinden ödemeleri yapmıştık. Üstelik o haftasonu hem biricik yeğenimin doğum günü kutlaması, hem de şimdiye kadar hiçbirini kaçırmadığımız oy verme işlemi vardı. 

 

24 saat içinde yapilacaklar;
- Antalya valizini bosaltma ✔
- gerekli olanlari yikayip kurutma ✔
- Katar valizini hazirlama✔
- evde bozulabilecek yiyecekleri temizleme✔
- evi girilebilir halde birakma✔
- OY VERME✔
- Avmde bazi esyalari degistirme
- Ardanin dogum gunu partisine katilma 🎂🎁🎆
- Araba+feribot+ucak ile gece Doha'ya ulasma🚗🚢✈

 

Tum aile sandikta ustumuze duseni de yaptigimiza gore icimiz rahat bitmeyen tatile devam edebiliriz 😊

8 otobüsle gidişler düzenlenmiş fakat benimkiler gibi en küçük sarsıntıda kusan iki çocukla ona uymamız mümkün değildi tabi. Son dakika uçak biletleri de bir o kadar pahalıydı. Çocukların uyku saatlerine denk getirip yine gece yolculuğu gözüküyordu bize. Dönüşümlü kullanmayı teklif etsem de sürüş sorumluluğunu alan kişi Can olduğu için, karar verme hakkını ona bıraktım. Ben daha istekli olsaydım tatil konusunda, yine de gider miydik çok emin değilim ama "boşver nasılsa bir şey ödemedik buna, gücümüzü Katara saklayalım" dememin üstüne bir anda Antalya için de hazırlanır bulduk kendimizi :) :) 1 gecede iki ayrı rotanın valizlerini hazırlayıp koydum kenara. Ortak eşyaları ise ikisinin arasındaki 24 saatte valizden valize aktaracaktım.

 

Yolculuk beklediğimden daha rahat geçti. Gide gide alışıyor sanırım kızlar uzun yola. (Böyle söyleyince kimilerinin zihninde çocukların uslu bir şekilde koltuklarından dışarıyı seyrettikleri ya da bir şeyler izleyerek oyalandıkları yolculuklar canlanabilir. Oysa bizdeki senaryoda bir kaç kusmuk molası, 'kemer takmıycam', 'koltuğuma oturmıycam' krizleri ve de 'sıkıldım-susadım-tuvaletim geldi' molaları arası yapılan bir seyahat var. Ama buna da şükür, çok daha kötülerinden bugünlere geldik. Kendi kızlarımın ne kadar zor yolcular olduğunu bildiğim için, yolculuk yapmaya çocuğu engel gösterenleri anlayamıyorum bir türlü:) ) Tabi sabahın köründe çıktık yine. Tofaş ekibi gece 1de yola çıkmışlar. Biz de sabah 5te çıktık ve check-inde yetiştik ekibe.

Soğuk gecenin yerini ılık gündüze bıraktığı günün ilk saatleri yoğun sisli bir yolculukla geçti..

Öncelikle söylemem gerekir ki otel gerçekten çok güzeldi. Paralelci olduğu söylentileri hafif gölge düşürse de bana, bundan sonraki tatiller için listenin ilk sıralarına yerleşti :)

 

Otelin çoklu kat yapısında ana binası, geniş aileler için suit odalı villaları ve de tek ailenin kullanımına açılan daha mahrem (işte paralelci olduğunu hissettiren noktalardan biri) villaları ile 3 farklı konaklama imkanı var. Gösterişli olduğunu sanan ama benim için beton yığınından fazlası olamayan oteller tercih grubuma hiç girmedi yıllardır. Bungalow ya da en fazla 2 katlı yapılarda tatil yapmak keyifli geliyor bana çocuklarla. İki çocukla bizi acaba nereye alacaklar diye yol boyu düşündükten sonra, odayı görünce derin bir rahatlama duydum. 

Odanın verandası, ördekli bir göletli yemyeşil bahçeye açılıyordu. Tam kapımızın önüdeki hamak da cabası :) Süitin içi ise 5 yatak ve 1 kanepeden oluşan 2 ayrı yatak odasının ve 2 ayrı banyonun rahatlığını sundu! Tecrübe ettiğim en geniş değil belki ama en rahat oda yapısı oldu. Tabi çocukları kendi odalarında uyutup ben de sabaha kadar ebeveyn yatağında mı uyudum? Hayır. Ama bu bile kendi yataklarını arayan kızlarımın gece konforunu arttırmaya yetti.

Etrafta bir sürü iş arkadaşının olmasının tatil sırasında pek rahat olmayan anları olduğu gibi, insanı çok rahatlatan tarafları da vardı. Mesela tanıdığın bir sürü başka çocuk var kendi çocuklarınla oynayabilecek. Kim olduğunu, ailesini tanıdığın çocuklar hem de. Ayrıca etraftakilerin çoğu tanıdık olduğu için aman laf söyleyen olur mu, aman bir şey yaparlar mı endişesi yok. Herkes birbirinin çocuğuna göz kulak oluyor, tek gözle de olsa.

 

Tabi başka ilginç gözlemler de çıkıyor ortaya. Yemek saatleri çok şenlik mesela. İlk öğünde herkes canım cicim çocuğuyla ilgilenirken, bir sonraki öğünlerden itibaren çocuğun önüne telefon, ipad koyup yemek saatlerini geçiren masalar arttı. Ya da bizim gibi çocuğuyla birlikte aktivite yapan ailelerin etrafında bir anda daha da fazla çocuklar belirdi :) Plajda tanımadığım bir kadın çocuğunu ve yeğenini resmen yanımıza bırakıp denize girdi. Biz kızlarla meşhur taş boyamamızı yaparken birden arttı sayımız. Kadın bir de demez mi "ben de parmak boyası almayı düşünüyordum, çok istiyor kızım ama cesaret edememiştim" diye :O "Hanım hanım, kızın benimkilerden büyük, hala neyin tereddütü, bırak da evin biraz batıversin" diye geçirsem de aklımdan, "ben küçük kızıma bile yaptırıyorum, endişe etmeyin bence" hafifliğinde cevap verdim :)

Kurumayı bekleyen taş sergisi :)

Buyrun bu da geçmişten bir resim. Dafne 20 aylık burada. Yerlerin beyaz halıfleksli dönemi. Ne yerde örtü var, ne Dafnede önlük. Çocukları rahat edemedikleri şekilde aktivitelere sokup farkında olmadan sanat sevgilerini ve yetilerini körelten annelere denecek çok şey var, belki ayrı bir yazıya..

Oradaki günlerden biri Düden Şelalesi ve Akvaryum gezisine ayrılmıştı ama biz listeye yazılmamıza rağmen otelde yayılmayı tercih ettik. Kızların hafif hafif başlayan öksürükleriydi temel sebep. Akvaryum ziyaretini yol üstü olduğu için dönüş yolculuğumuza bıraktık. Dünyanın en uzun tünelie sahipmiş bu akvaryum. Elimde çok başarılı olmasa da pek çok sayıda fotoğraf var içeride çekilmiş. O kadar yol gidilip de akvaryum ziyaret edilir mi diye tereddüt edenler ya da gidemeyeceğini düşünenler için ayrı bir yazıda paylaşacağım..

Tabiatı, yerleşim planı, olanakları şahane bir oteldi kısaca. Eş-dostla çok daha da eğlenceli oldu. Hatta tatil ortağı ailemizle hemen bir sonraki yazın tatillerini yine aynı ekip olarak planlamaya başladık :)

 

Öğlenleri çok sıcak olmasına rağmen geceleri buza dönen havadan bize tatil dönüşü güzel iki öksürüklü çocuk kaldı tabi ki. Bir de dönüş yolculuğunun ertesi günü Katara yaptığımız gece yolculuğu var ki, yeme de yanında yat :)

Bir sonraki yazıda..

 

Bu tatilden kendime bir not çıkardım. Benim kızlarımı görüp "ayy çok sakinler maşallah, bu sayede sen de ikisine tek başına bakabiliyorsun" diyenler çıktı. Evet evet aynen böyle dediler. Çocuğunuzla doğru iletişimi kurmak çok önemli. Sadece sözlerinden değil, davranışlarından da neyi istediğini, neyden rahatsız olup, onu neyin mutlu ettiğini anlamak çok önemli. Bir söz var ya; herkes çocuk büyütür de, nasıl büyüttüğünüzü o çocuk toplum içine çıkınca görürsünüz..

Kısa tatil albümümüz;

Aylardan Ekimmiş, hafif öksürük-hapşuruk varmış kim takar. Denizi görünce 5 çocuk da dondurmaya sarıldı tabi :) 

Kızlar parkura tırmanır da anneler eksik kalır mı? En sağdaki fotoğraf 'free fall' adı verilen 20m yükseklikten kendini bıraktığın bir aktivite. Önce direğe ince tellere basarak kendin tırmanıyorsun ve zaten tepeye çıktığında hem yorgunluktan hem de yükseklikten kasların titremeye başlıyor. Sonra da elini kolunu bırakıp bomboş atlaman bekleniyor. Biri seni ittirse daha kolay ama kendini boşluğa bırakma kısmı biraz zorlayıcı. İnsanın aklına Final Destination serisindeki felaket senaryolarından geliyor, ya ip koparsa, ya dolanıp sıkışırsam.. :)

İşte bu da videosu :) Ağırlığım pek fazla olmadığı için çok yavaş bir iniş oldu ve hafiften geri uçarak tırmandığım direğe tosladım finalde :)

Kızların babacı olduğu, annelerin babayla kız arasında kendine yer açabilmek için çabaladığı aileleri kıskanmıyor değilim. Zira biz 2 çocuğu birer ebeveyn olarak bile bölüşemiyoruz. Kızlar üçlüsü ve baba olarak yaşıyoruz bir süredir. Selenin yeni yeni zirve yapan 2 yaş sendromu sayesinde Dafne de 'yaa ben niye yapışmayayım ki anneme' moduna geçti. Mutlu mesut komedi dans üçlüsü olduk :)

Meksika restorantında Metalci babaların 'metal beef' partisi ve Amiga Dafne :)

Kareoke gecesinde Serkan'ın üstün performansı.. :) (Gündüz plajdaki bikinili resimlerin üstüne gece montlarla oturmak ne komik değil mi? :) )

Güncellemeler için

designed by BurcuBilir