İki çocuk sahibi olmayan ya da henüz hiç çocuğu olmayanların fikrimi sorduğu iki çocuklu yaşam sorularını bu aralar es geçiyorum. Cevap vermek istemiyorum çünkü kimsenin moralini-motivasyonunu kırmak istemiyorum. "Çok güzel bir şey, sevgin katlanarak artıyor" deyip geçiştiriyorum biraz. Tabi bir de hayatın gerçek yüzü var.

 

Ben ikinci çocuğu yapmaya Can sayesinde karar vermiş biriyim. Tek çocuk benim için yeterliydi aslında. İkinciye bakabileceğimi hissetsem de endişelerim vardı yetişememekle ilgili. Ama Can'ın kimseyle kıyaslayamayacağım düzeyde ilgili bir baba oluşu, bende çocuğum da kardeş sahibi olsun düşüncesini aydınlattı. Ve ben bu gazla ikinci çocuğa niyet ettim.

 

İki çocuk zordu evet ama keyifliydi de. Başlarda çok zorlandım, zorlandık. Ama alıştık bu düzene kısa zamanda. Ritmi epey yüksek bir yaşama geçtik. Şartlarımızı buna göre güncelledik. İhtiyaçlarımızı, harcamalarımızı, lükslerimizi böyle düzenledik. Tatili, bayramı seyranı çocukları bırakıp kaçmak için fırsat olarak görmeden, onlarla çözümlere yöneldik. Hatta o kadar abarttık ki tek çocuklu ailelerin çıkamadığı yurt dışı gezilerine biz iki çocukla çıktık. Uyumlu bir aile yarattık.

 

Ta ta ta taaaam.. İşte her şey böyle güzel gidecek sandık. Can'ın görev değişikliği ile birlikte bir anda tepe taklak olduk :( Şuan bu paylaşımı da az önce "ben bu akşam yine geç çıkmak zorundayım" mesajını aldıktan sonra yazıyorum. Can'ın İtalyada olmadığı zamanların çoğunda geç çıkıyor olması ne bana ne de kızlarıma iyi gelmiyor. Maddesel desteği olmasa da evde oluşu bile güven veriyor aslında.

 

Mesela dün akşam kızlarla yine tek başımaydım. Onları yıkadım, yemek yedik, oyun oynadık, çizgi film izledik, uyku ritüellerimizi yapıp yattık. Ve ben tam uyuturken Can geldi. Sabah kalktık, okullar tatil. Tabi anne olarak yine ben izin alıp evde kaldım. Kahvaltı, kar oyunları ve öğle yemeği seansından sonra Selen'i uyutup işe geldim. Öğleden sonrası için temizliğe gelen ablanın da desteği ile kızları bakıcılarına bırakıp çıktım. Bir süredir benzer düzenin devam ettiğini düşünürsek epey yorulmuş ve bunalmış durumdayken bu akşam aynı düzeni yine yine yeniden yapacağım. Ve büyük olasılıkla yarın da okullar tatil edilecek. Bugünkü filmi başa saracağım.

 

Bakıcımdan bu kadar memnun olmasam (evet iki çocuğu aynı anda bırakmıyorum ama bu onun eksikliğinden değil benim kızlarımın fazla talepkar olmasından kaynaklanıyor) şuan yatılı bir bakıcıya geçmek isterim. Saat 7 olduğunda gidiyor. Baştan böyle anlaştık, ben de hiç bir zaman onu zorlamadım. Oysa akşamları tek başına iki çocukla geçirmek gerçekten çok zor. Bana yardıma gelebilecek anneanne/babaanne desteğim de yok. Babaannemiz bu düzeni kaldıramayacağı için, anneannemiz de bu aralar durumu ağırlaşmış nenemizden kafasını kaldıramadığı için yok gibiler. İki çocuklu yola çıkarken bunu göze alıyorsun zaten diyerek kendimi teselli etmeye çalışıyorum ama etrafımda da 1 tane örnek göremiyorum böyle yaşamak zorunda kalan.

 

İşte tüm bunlar yüzünden bu aralar cevap vermek istemiyorum iki çocuklu hayat nasılmış sorusuna.

 

En iyisi Van Gogh anlatsın halimi..

 

Güncellemeler için

Bu Aralar Sormayın

07.01.2015

designed by

BurcuBilir

  • Black Facebook Icon
  • Black Pinterest Icon
  • Black Instagram Icon