Benim Annem Güzel Annem

03.03.2014

Çalışan bir kadın olarak, sadece "anne" ve "ev hanımı" olmak beni biraz bunaltmış durumda. Sabah Dafnenin kahvaltısıyla başlayıp hiç mola veremeden geçen epey yoğun bir günlük tempom olsa da işe gitmiyor olmak bende bir boşluk hissi uyandırıyor. 

 

Bu hissin birkaç ana nedeni var. Birincisi zihinsel boşluk. Çocuklarla ya da evle ilgili hemen hemen her şeyi ben düşünüyorum. Ne eksik, ne alınacak ben ayarlıyorum. Her gün yemekleri ben pişiriyorum, Dafnenin okulunu-ödevlerini ben takip ediyorum. Kısacası yaşamımızı sürdüreceğimiz pek çok şey benim kontrolüm altında. Ama işte alışık olduğum kadar kullanamıyorum zihnimi yine de. Beynin farklı tarafları çalıştığı için belki de. Gündüz bedenim suyu sıkılmış kadar yorulsa da gece yatağa yatınca zihnim hala fıldır fıldır dönüyor yorulmadığı için. 

 

İkinci neden nasılsa işe gitmiyorum diye kendime çok özen göstermiyorum. Yeni yıkandığımda bile saçıma şekil vermeye gerek görmeden topluyorum iki yandan.  Sabahları Dafneyi okula götürürken zaten üniforma gibi giyiyorum eşofmanlarımı. Sadece havanın soğukluğuna göre üstüne giydiğim mont değişiyor. Seleni alıp dışarı çıktığımda ise, ister birileriyle buluşmak için olsun, ister alışveriş için, yine kot ve t-shirt içinde buluyorum kendimi. Ve makyajsız. Daha sonra etrafta bakımlı-süslü skalasında kadınları görünce kendimi kötü hissediyorum. Ama ertesi gün yine aynı şekilde çıkıyorum tabi :)

 

Ve sanırım asıl önemli boşluğu konuşmada yaşıyorum. Gerek işle ilgili, gerek çene çalmak için gün boyu bir sürü kişiyle konuşmaya alışmışım meğer. Konuşmayı ne de çok seviyormuşum :) Şimdi akşama kadar Selenle aguluyorum. Gamze zaten pek konuşan biri değil. Ben zorla ona bir şey sormadıkça konuşmaz. 4te gelen Dafne kurulmuş gibi hiç durmadan konuşur. O zaman da görevim onu dinlemek olur. Can gelse de iki kelime laf etsek diye akşamı beklerim. Ama o tüm gün 350kişiye dert anlattığı için gürültüden yorulmuş, konuşmaktan bıkmış şekilde gelir. Oturup havadan sudan konuşmayı bırakın, gerekli yerlerde bile neredeyse evet/hayır diyerek katılır konuşmaya. 

 

Yetişkin muhabbeti yapabilmek için (*telefon, whatsapp, mail iletişimini saymıyorum) seçenekler sınırlı. İş yerinden arkadaşlarımla gün içinde buluşmak istesem öğle yemeğine denk getirmem gerekiyor. Herkes benim gibi izinde değil tabi. Akşam görüştüklerimizde ise pek sohbet ortamı olmuyor çocuklardan. Bu sene evde oluşumun en güzel yanı Gökkuşağı anneleriyle rahatça görüşebiliyor olmam. (*izin dönüşü ne olacak bakalım). Yine de bunların hepsi bir yere kadar geliyor. 

 

Asıl bir kişi var ki sorgusuz sualsiz beni dinler. İçimi hiç tereddüt etmeden açarım. Tabi ki canım annem. Başkalarının kuşak farkı yaşadığı durumları hiç anlayamam anne-kız ilişkisine gelince konu. Benim annem her daim en iyi arkadaşım olmuştur. 

 

Seneler önce durmadan dinlenmeden İtalya görevindeyken "anne çok bunaldım burda" dediğimde hemen eşyalarını toplayıp bir sonraki sefer benimle gelmişti. "Yabancı ülke, dilini bilmem, yolunu bilmem" demedi. Ben işteyken kendi kendine etrafı gezdi, semt pazarlarına bile gitti. Oteldeki tüm personele sevdirdi kendini.  Benim bilmediğim yerleri öğrendi :) 

 

İşte şimdi de en büyük desteğim annem yine. Bulunduğu şartlardan dolayı gece gündüz yanımda olamıyor belki. Ve bu durum yüzünden aslında üzülüyor biliyorum. (*Dafneyi onun sayesinde büyüttükten sonra Selene de aynı şeyi yapmak istiyor.) Ama o gün hiç görüşmesek de telefonda bile yetiyor imdadıma. 

 

Son zamanlarda biraz bunaldığımın farkında annem de. Geçen hafta iki gün üst üste sinemaya gittik anne-kız. Benim gülmekten gözümden yaşlar gelirken belki benim kadar eğlenmedi filmlerde ama zaten biliyorum ki o eğlenmek için değil beni eğlendirmek için geldi. Hem de ben bebeği çok uzun süre bırakmış olmayayım diye bizim eve yakın yerlerde buluştuk. Ben arabayla 10 dakikada giderken o toplu taşımayla 1 saatte geldi. 

 

Onunla geçirdiğim anlarda omuzlarımda biriken yükler bir anda hafifler. İki çocuğumla evimin sorumluluğunu düşünmeden bir anda kendim küçük çocuğu olurum annemin. O her şeyi düşünür zaten. 

 

Canım annem, benim için yaptığın her şeyin çok farkındayım. Günlük koşturmacada bazen ihmal ediyorum seni ne kadar sevdiğimi söylemeyi belki. Bugüne kadar benim için yaptığın ve bana yapmayı öğrettiğin her şey için sana minnettarım. Senin bize her daim yetiştiğin gibi, ben de kızlarıma her an kol kanat gerebilirim inşallah. Ve umarım kızlarım da beni, benim seni sevdiğim kadar çok severler. 

 

Gece Dafneyle Seleni uyuturken söylediğim ninnideki anne ben değilim, sensin aslında. 

 

Küçücükken başucumda bana ninni söylerdin

Sabahları uyanınca beni okşar severdin

 

Benim annem güzel annem beni al kollarına

Kucağında okşa beni ninniler söyle bana

 

Şimdi artık kulağımda çınlıyor tatlı sesin

Benim annem kalbimin sen sımsıcak neşesisin

Güncellemeler için

designed by

BurcuBilir

  • Black Facebook Icon
  • Black Pinterest Icon
  • Black Instagram Icon