Benim kızlarla Alanyaya yaptığım çıkartma sonrası arada heyecanla beklenen 1 hafta geçirdik ve bu sefer de bayram tatiliyle birleştirerek ailece tatile çıktık. Beni tanıyanlar bilirler, bayram tatillerini deniz-güneş kaçamağı için kullanmayı hiç sevmem. Bu seneye kadar da yaptığım bir şey değildi. Bayramlıklar giyilir, büyüklerin elleri öpülür, minik şeker çantaları çeşitli hediyelerle doldurulurdu. Fakat bu sene Canın iş yoğunluğu her konuda olduğu gibi tatilde de kendini gösterdi ve bayramların dışında hep birlikte bir şey yapamayacağımızı öğrenince attık kendimizi yollara.

 

Dafnenin bebekliği gibi Selen de midesinin çok hassas olduğu bir dönemden geçiyor. Bu konuda da bana çekmişler. Benimde hala çok sarsıntılı seyahatlerde midem bulanır. Hal böyle olunca gecenin bir vakti düştük yollara. Yolculuğun bir kısmını uykuya yedirelim diye. Fakat yine bana benzemiş huylarıyla yola çıkacağımızı anladıklarından itibaren heyecadan kudurdu benimkiler. Uykulu- uyanık- kusan- izleyen derken vardık Bodruma.

Güncellemeler için

Uyudukları sakin anlardan :)

Bu sene hep birlikte sadece 1 kez deniz tatili yapacağımız içi risk almayıp daha önce gidip beğendiğimiz bir yeri seçelim istedik. Bu yüzden Crystal Green Bay Spa&Resort'e gittik. Fakat benim için tamamen hayal kırıklığı oldu. 

 

Tam 3 sene önceki gidişimiz ne kadar güzelse, bu seferki bir o kadar kötüydü. Girişte resepsiyonda verdiğim oda mücadelesinden tutun da, yemeklerine, temizliğine kadar keyifsizdi her şey. Zaten bunu hem oradayken, hem dönünce Setur temsilcisine, otelin ve Seturun anket formuna yansıttım. 

 

İşin ilginci ben bu kadar kötürlerken bakıyorum diğer pek çok beğenen aileye, Allah Allah diyorum, ben mi memnuniyetsiz biriyim acaba? Standartlarımın biraz yüksek olduğunu kabul ediyorum.

Ama kökte farklı düşünmek de nedir?

 

Sebep çok basit, aile yapıları nasıl birbirinden farklılık gösteriyorsa, tatil anlayışları da öyle değişiyor. Biz sabah havluyu şezlonga atıp akşam dönen bir aile değiliz. Çocuklarımız yokken de değildik. Havuz kenarı uzanmak, güneşlenmek şimdiye kadar yaptığımız, keyif aldığımız bir şey değil. Hal böyle olunca tatille ilgili beklentiler de farklı oluyor. 

 

Mesela 1 haftalık tatilimiz boyunca bizden başka çocuk kaydıraklarında yetişkin görmedik. Bütün çocuklar kendi doğal hallerine bırakılmış. Arada mini klubun ablaları geliyor tabi ama bir tane anne-baba da gelmiyor ne yapıyor bu çocuklar diye bakmaya.

 

Çocuk aktiviteleri diye konulan şeylerin bizim kızlar için hiç bir cazibesi yoktu. Odada sulu boya, pastel boya, kesme-yapıştırma eşyaları, çeşitli aktivite kitapları, oyuncak ve de en önemlisi tüm kalbiyle seninle oynayan birileri varken neden gitmek istesinler ki mini klube? 

 

Oteli olanaklarını aslında kötüleyemem, sadece benim beklentimin altındaydı. Yoksa denizi çok güzel mesela. Otelin bulunduğu koy sadece otele ait. Dışarıdan rüzgara ve dalgaya kapalı. Çocuklar havuz rahatlığında denize girebiliyorlar. Bodrum merkezdeki gibi liman olmadığı için denizi temiz. Otel misafirleri dışında plaja erişim yok. 

 

Bu sene tatile çıkarken aldığım ve çok memnun kalıp tüm çocuklu arkadaşlarıma önerdiğim 2 ürün var, Slipstop ve Buff.

Slipstop havuz kenarında kayıp düşmeyi önlemek için ortaya çıkan bir ürün olsa da, deniz kenarında kumdan, sıcaktan koruması da büyük avantaj. Buff ise 12 ayrı kullanım alanı olan bir ürün. Biz bu tatilde ucundan düğüm atmak suretiyle kafamızda kullandık. %93 UV koruması ile pek çok şapkadan daha çok işimize yaradı. Denize-havuza girerken önümü kapattı, gözüme girdi derdi olmadı. Ben sonbaharda da boyun bağı olarak kullanacağım anları bekliyorum :)

Kahvaltı molasında gözleme ile yayık ayranı :)

Bakınız nasıl kullanmışız :)

Bahsettiğim gibi güneşe pek çıkmadığımız için otelin iskelesindeki şezlongları da anca akşam yemeğinden önce yaptığımız keşif turlarında kullandık :)

Her gün sabahın köründe ilk biz gittiğimiz için havuzun kirlenen anlarına pek denk gelmedik. Öğleden sonraki turları da denizde yaptık. Dafne zaten su kuşu gibiydi. Selen başta kaydıraktan korkar gibi olsa da Dafneyi takip edince çabuk alıştı.

Akşamları Mini Disko bu sefer Dafnenin ilgisini pek çekmedi. Şarkılar son 4 senedir aynı. Bunları her yaz dinlediği yetmezmiş gibi sene içinde doğum günü partilerinde de dilediği için sıkılmış artık. Neredeyse bizim zorumuzla bir kaç kez katıldı, onun dışında ilgilenmedi.

 

Orada olduğumuz akşamlardan birinde de Bodrum merkeze inerek Berra-Başak-Serkan ile zaman geçirdik. Biz çocukları uyutup gece gösterilerini izleyen ailelerden olamadık senelerdir. Onların uyku saatlerinde biz de yattık. Sadece onları bırakamama değil, biz de fazlasıyla yorulduğumuz için böyleydi seçimimiz. Gündüz kendi haline bıraktığımız çocuklarımız yok. Her an, her yerde birlikte bir şeyler yapmamızı istiyorlar. Ki zaten biz de öyle istiyoruz. Gece aktivitelerinden, gündüz plajından, çatlayana kadar yenilen açık büfesinden çok yararlanamadık bu yüzden. Ve de verdiğimiz paraya oranla yetersiz hizmet almış olduk bence. Ya da şöyle söyliyim, verdiğimiz paranın hakkını veremedik. Bu yüzden daha oradayken bile şunu paylaştım Canla, biz her şey dahilci tatilci değiliz. En güzeli yine geçen sene yaptığımız gibi gemi turu yapmak. Yaparken çok yorulmuştuk ama zaten çocuklu tatil dinlenmek değil bizim için. Hiç değilse otele sıkışıp kalmak yerine her gün yeni bir yerde gözünü açmak keyifli. 

 

Bu seneki tatilden elimizde çok güzel resimler kaldı. Ben gün boyu kızların resmini çekiyorum tabi. Ama içlerinde ya hepimiz birden olamıyoruz, ya da kıyısından köşesiden girmiş oluyoruz. Otelin profesyonel fotoğrafçısı sayesinde ise bize güzel anılar kaldı.

Bu seneki denizli tatilleri böylece bitirmiş olduk sanırım. Benim birkaç gün iznim daha var, Canın ise bir sürü. Fakat kullanacak durumu olmadığı için bir sonraki bayrama kadar plan yapabilir gibi durmuyoruz. Gerçi cumadan bağlayarak haftasonu kaçamakları yapmak bunların dışında :)

Aile Tatili

02.08.2015

designed by

BurcuBilir

  • Black Facebook Icon
  • Black Pinterest Icon
  • Black Instagram Icon